MENÜLER

ÇİTLENBİK

Gönderen aaaaaaa 24 Aralık 2009 Perşembe 0 yorum


ŞİTLENBİĞİN ŞİFALARI


ÇİTLENBİK
Diğer İsimleri : Celtis australis, Ulmaceae, Micocoulier, Bebik, Çatlaguç, Sakızlak.

Botanik Bilgi : Karaağaçgiller familyasından; 70 kadar türü olan bir çeşit sakız ağacının meyvesidir. Çitlembik ağacının meyveleri (Çitlembik); mercimekten az büyük ve buruk fıstık tadındadır. Hekimlikte; meyvesi, yaprakları, tohumları ve sakızı kullanılır.

Faydaları

Yaprakları saçlara sürüldüğünde saçları saçları siyahlaştırır.

Vücudu şişmanlatır.

Ayak terlemelerini giderir.

Yaraları tedavi eder.

Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur.

Mide ağrılarını dindirir, öksürüğü keser.

Kullanım Şekli ve Dozu : Mide ülseri için bitkinin sakızı balla macun yapılarak aç karnına 1′er tatlı kaşığı yenilir. Diğer etkiler için tohumları dövülerek bal ile macun yapılarak yenilir. Yapraklarıda kaynatılarak balla tatlandırılarak içilir. Çitlenbik tohumlarından çok lezzetli bir kahve yapılır.

ERGENLİK SİVİLCELERİ AKNE

Gönderen aaaaaaa 19 Aralık 2009 Cumartesi 0 yorum



DİKKAT...!!!
Bu rahatsızlık için öncelikle doktor tedavisi gereklidir

Karaciğer rahatsızlığı varsa tedavi edilmeli.Diyet olarak kişi kendi şiüphelendiği gıdaları tüketmemeli,Kuru yemişlerden,aşırı yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınmalıdır.Çikolata ve baharatlı yiyecekler tüketilmemelidir.
Hindiba,civanperçemi ve labada akne tedavisinde faydalıdır.
Aslan pençesinin kuru yaprakları çay olarak demlenip içildiğinde faydalıdır.Ayrıca buharıda akne tedavisinde kullanılmaktadır.
Limon maskesi:Yüzdeki sivilceler için kullanılır.1-2 adet taze limon sıkılarak içine 40-50 gram gliserin karıştırılır.Temiz yüze sabah akşam sürülür

Çörek otu akne'ye iyi gelir.Çörek otu yağının kür halinde 8-10 hafta yemeklerle beraber bol su alınarak tüketilmesi tavsiye edilir.
Defne Sivilce,kırışıklık,leke ve ciltteki yağların azalmasında etkilidir.günde 1-2 bardak içilebilir.
Kiraz ergenlik sivilceleri için bolca yenerek tüketilmeli ayrıca suyu sivilceli bölgeye sürülerek tatbik edilmelidir.
Kedi otu kökü kaynatılarak elde edilen sıvı ile yüz iyice yıkanır.akne ve sivilceler için antiseptik özelliği vardır.Öğütülmüş 1 tatlı kaşığı kedi otu kökü 1 bardak sıcak suda demlenerek günde 1-2 bardak içilmelidir

ARPACIK TEDAVİSİ

Gönderen aaaaaaa 1 yorum

Halk arasında it dirseği olarakta tabir edilen arpacık,kirpik dipindeki yağ keseciklerinin iltihaplanarak sivilce gibi baş vermesidir.
Bitkisel Çözüm Önerileri
Ceviz yaprağı suyu sürülür. Sıcak çay pamuk ile sürülür. Kaynatılmış gül suyu sürülür.
Papatya çayı ılık olarak pamukla sürülür.
Sarımsak ezilerek arpacığın üzerine sürülür.
Soğan ateşte pişirilerek dolama ve arpacığın üzerine konduğu zaman iltihabın çabuk boşalmasını sağlar sonra temizlenir

PROSTAT TEDAVİSİ

Gönderen aaaaaaa 0 yorum


BİTKİLERLE PROSTAT SORUNU


SAW PALMETTO (SABAL)

Prostat büyümesini geciktirdiği ve kullanıma bağlı olarak prostat büyümesini engellediği görülmüştür.İdrar zorluğu çeken denekler üzerinde yapılan araştırmalarda 1-3 ay içinde idrar akımında artış olduğu gözlenmiştir.Aynı zamanda erkek cinsel sistemini dengeleyici ve güçlendirici bir bitki türüdür.Sindirim sistemi ve idrar yolları rahatsızlıklarına karşı rahatlıkla kullanılabilir.Bu faydalarının yanında idrar yapma güçlüğü,büyümüş prostatın küçültülmesi,mesane iltihabının azaltılması,erkeklerde cinsel organın uyarılması veya sertleşmesi problemleri ile kadınlarda Gögüsleri büyütmek,yumurtalık ve rahim iltihabı,süt miktarının arttırılması ve cinsel isteksizlik durumlarında cinsel istek arttırıcı olarak kullanılmaktadır.

İDRAR YOLLARINDA TAŞ İÇİN
Kereviz, maydanoz, pırasa, enginar ve lahana yaprağı kaynatılır ve suyu içilir.
Keki suyu veya kekik çayı sabah akşam aç karına içilir. Böğürtlen, ısırgan otu ve yulaf yenir.
Maden suyu ve limonsuyu içmek faydalıdır

İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir. İdrar fazla tutmamalıdır.

HANGİ BAHARAT HANGİ YEMEKTE KULLANILIR

Gönderen aaaaaaa 14 Aralık 2009 Pazartesi 0 yorum

Acı Kırmızı Toz Biber :
Acı ve tatlı taze biberlerin kurutulup, dövülmesinden elde edilmiştir.Sıcak yöre yemeklerinin çoğunda kullanılır.

Adaçayı :
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Ege bölgesinde, çay yapılan bir aromalı ot. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde kullanılır.
Anason :
Anayurdu Mısır olan anason, maydanozgillerden bir bitkinin küçük, yeşilimsi, taylı ve baharlı bir tohumudur. Hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır.
Ardıç :
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Kümes hayvanlarının etlerinin pişirilmesinde ve dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. B
Beyaz Toz Biber :
Karabiberin dış kabuğu alınmış ve öğütülmüş olanıdır. Karabiberden daha keskin kokuludur ama tadı karabibere göre daha hafiftir.
Biberiye :
Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, et yemeklerinde ve soslarda kullanılır. Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır. C,Ç
Çemenotu :
Sert, kahverengimsi sarı renkli bir tohumdur. Öğütülmüş olarak turşularda, çorbalarda, soslarda, güveçlerde ve et yemeklerinde kullanılır.
Cevz-i Bevva :
Sıcak bölgelerde yetişen bir ağacın bir yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır.
Çörekotu :
Çöreklerde ve ekmeklerin üzerine pişirilirken serpilir. Salatalarda da çörekotu kullanılabilir. D Defne :
Çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda ayrıca bazı turşu ve konservelerde kullanılır.
Dereotu :
Maydonozdan sonra en çok kullanılan taze ot. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Birçok salata ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılır.
Dolmalık Fıstık :
Özellikle dolma içlerinde kullanılır.
E,F
Fasulye otu :
Özellikle kurufasulye ya da diğer baklagiller pişirilirken katılırsa lezzet veren bir ottur.
Frenk fesleğeni :
Nanegillerden tropik kökenli bir ot. Domatesle mükemmel bir uyumu vardır. Patlcan ve biberli yemeklerle de önerilir. Sarmısakla birleştiğinde biberli bir tat kazanır.
Frenk maydanozu :
Yerli maydanozun kıvırcık yapraklısı. Kokusu daha hafiftir. Süslemeye çok uygundur.
G,H
Hardal :
Bu bitkinin tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Izgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır.
Haşhaş Tohumu :
Haşhaş bitkisinin tohumudur. Mavi-siyah veya beyaz renkte olur. Ekmek, çörek, börek gibi fırın ürünlerinde kullanılır.Ayrıca kavrularak salata, kanape, meze ve sebze yemeklerine de katılır.
Hintcevizi :
Bir diğer adı müskat'tır. Beşamel sos ve benzerleri ile peynirli yemeklerde kullanılır. En ince rendeden çekilir. Acımsı tadından ötürü çok küçük miktarlarda kullanılmalıdır.
K
Karabiber :
Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemekte bütün veya toz durumda kullanmak mümkündür.
Kakule :
Sıcak iklimlerde yetişen kakulenin tohumları küçük ve beyazımsı renktedir. İştah açıcı ve mide bozukluklarını giderici özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. Karanfil :
Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcukları kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, soğanla birlikte bazı yahnilerde kullanılır. Elma ile ilginç bir uyumu vardır.
Kerbel :
Bir maydanoz türüdür. Salatalarda kullanılır.
Kereviz :
Kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitkidir. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı yerlerde yaprakları çiğ olarak da kullanılmaktadır.
Kekik :
Etlerde, ızgaralarda, sebzelerde ve balıklarda kullanılır. Özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol kullanılır.
Kimyon :
Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Türk mutfağında, köftelerde, bazı et yemeklerinde ve sucuk yapımında kullanılır.
Kişniş :
Kişniş genellikle şuruplarda ve likörlerde kullanılmaktadır. Kişniş şekeri pastacılıkta ve bazı et yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bitkinin yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.
Köftebaharı : Köftelerde kullanılır.
Köri :
Kimyon, biber, zerdeçal, kişniş, karanfil, kakule, zencefil, hintcevizi, demirhindi ve acı kırmızı biberden oluşan bir baharat karışımıdır.
Kuru Tarhun
Tazesinin kullanıldığı her yerde kullanılır. Kuşüzümü : Pilav, dolma içleri ve bazı tatlılarda kullanılır.
M
Maydanoz :
Her türlü salata ve yemekte kullanılır. Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sularında bu köklerden yararlanılmaktadır.
Melisotu :
Salata veya taze meyveler ile kullanılır.
Mercanköşk :
Kekiğe çok yakın bir ottur. Salatalardan başka et yemeklerinde, sebzelerle de kullanılır. Genellikle yemeğe pişmesine yakın konur. Sindirimi kolaylaştırıcı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.
Miskotu :
Kaz, ördek, yılanbalığı gibi yağlı yiyeceklerde ve yahnilerde kullanılır. Vermut tipi bazı şarapların yapımında vazgeçilmez bir ottur.
Muskat :
(küçük hindistan cevizi) Kullanılan kısmı tohumudur. Itırlı bir tada ve kokuya sahip olan muskat çok sert olduğundan rendelenmiş olarak da satılır. Antiseptik, iştah açıcı, mide ve kalbi kuvvetlendirici ve safra taşlarının erimesine yardımcı özellikleri vardır.
N
Nane :
Çorbalardan sebzelere kadar birçok yemekte kullanılır. Etlerden koyun ve kuzuya konulur.Ayrıca genellikle salatalarda da kullanılır.
P
Pembebiber :
Özellikle soslarda, et ve balık yemeklerinde kullanılır.
Pimpinel :
Bir anason türüdür. Genellikle çorba, sebze ve balık yemeklerinde kullanılır.
Pul Kırmızı Biber :
Acı taze biberlerin kurutulup pul haline getirilmesi ile yapılır.
R Rezene :
Anason kokulu bir ot. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır.
Roka :
Yaprakları turp yaprağına benzeyen bir bitkidir. Salata olarak veya tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Ayrıca, servis tabaklarının süslemesinde de kullanılır.
S
Safran :
Safran, kullanıldığı yemeğe sapsarı bir renk verir. Keskin ve hafif acımsı bir tadı vardır. Bazı balık ve deniz mahsulleri yahnilerinde, pilavlarda ve sütlü, pirinçli tatlılarda kullanılır. Zeytinyağında ise hiç erimez. Ayrıca safrandan zerde adı verilen bir tatlı da yapılır.
Sumak :
Toz haline getirilerek kullanılmaktadır. Ekşimsi bir tadı vardır. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılır.
Susam :
Simit ve benzer çeşitli hamurlu yiyeceklerde ya da tahin yapmında kullanılır.
T
Tarçın (çubuk) : Bazı pasta, kek, bisküviler ve sütlü tatlılarda ayrıca boza, salep gibi içeceklerde kullanılmaktadır.
Tarhun :
Bazı soslarda, salçalı et yemeklerde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda kullanılır. Tatlı Kırmızı Toz Biber :
Tatlı kırmızı biberlerin kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilir. Pek çok yemekte kullanılır. Tere :
Bu bitkinin yaprakları genellikle salata olarak yenir. Servis tabakların süslenmelerinde de kullanılır.
Toz Tarçın :
Çubuk tarçının kullanıldığı her yerde kullanılır.
V
Vanilya :
Meksika kökenli bir baharat. Pastacılık ve şekercilikte krema, kek, dondurma, komposto, poşe meyveler ve sütlü tatlıları lezzetlendirmek için kullanılır.
Y
Yenibahar :
Kullanılan kısmı meyvesidir. İştah açıcı, gaz söktürücü ve kabıza karşı etkilidir. Mutfakta ise etli yemeklerde, köfte, sosis, çeşitli tatlı ve dolmalarda kullanılır.
Z
Zencefil :
Bir bitkinin toprak altında kalan gövdesinin kurutulmasıyla elde edilir. Genellikle şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır.
Zerdeçal : Yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Et, balık, yumurtalı yemeklere katılır. Ayrıca kimi zaman safranın yerine de kullanılmaktadır

ACI BAKLA
Semen Lupini
Şeker hastalığına karşı kullanılır.
ACI YONGA
Lignum Quassiae
İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü
ADAÇAYI
Salvia officinalis
Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcı
ALIÇ
Fructus Crataegi
Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabız
ALTINOTU
Herba Ceterachi
İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.
AMBER
Ambra Grisea
Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.
ANASON
Fructus Anisi Vulgaris
Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.
ANDIZ KÖKÜ
Radix Helenii
Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.
ARDIÇ TOHUMU
Fructus Juniperi
İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.
ASPİR
Flos Carthami
Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.
BALIKOTU
Fructus Cocculi indici
Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.
BAMYA ÇİÇEĞİ
Flos Hibisci
Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.
BESBASE
Rhizoma Polypodii
Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.
BİBERİYE
Folium Rosmarini
Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücü, haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.
BÖĞÜRTLEN
Folium Rubi
Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.
CİVAN PERÇEMİ
Herba Millefolii
İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.
ÇAKŞIROTU KÖKÜ
Ferulae meifoliae
Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.
ÇAM SAKIZI
Terebenthina Communis
Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.
ÇEKEM
Fructus Visci albi
Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.
ÇÖREKOTU
Semen Nigellae
İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.
ÇÖVEN KÖKÜ
Radix Saponariae albae
Tedavide nadiren kullanılır. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır. İdrar ve balgam söktürücüdür.
DAĞÇAYI
Sideritis
Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.
DEFNE YAPRAĞI
Folium Lauri
Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.
DEVE ÇÖKERTEN
Fructus Tribuli
Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.
DEMİR HİNDİ
Pulpa Tamarindorum
Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.
DENİZ KADAYIFI
Carrageen
Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.
DEVE DİKENİ
Herba Cardui mariae
Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.
DUT MEYVASI
Fructus Mori nigri
Meyvalardan hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.
EĞİR KÖKÜ
Rhizoma Calami aromatici
Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir. Dahilen Prostat, haricen ise romatizma için kullanılır.
FESLEĞEN
Herba Basilici
Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.
FUNDA
Herba Ericae
İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabız etkilere sahiptir.
GELİNCİK
Flos Rhoeados
Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.
GİNSENG
Ginseng
Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.
GÜNLÜK
Gummi Olibanum
Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.
HALİLE (Kara-Sarı)
Fructus Myrobalani
Sarı halile müshil, Kara halile ise kabız olarak kullanılır. Haricen ise yara iyileştiricidir.
HARDAL TOHUMU
Sinapis nigrae
Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.
HATMİ ÇİÇEĞİ
Flos Altheae
Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.
HAVACIVA
Radix Alkannae
Kabız ve yara iyileştiricidir.
HAVUÇ TOHUMU
Dauci carotae
Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.
HAYIT TOHUMU
Agni-Casti
idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.
HÜNNAP
Jujubae
Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.
IHLAMUR
Flos Tiliae
İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.
ISIRGAN
Folium Urticae
Yaprak veya kök, dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır.
İĞDE ÇİÇEĞİ
Flos Elaeagni
Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.
KAFUR
Camphora
Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.
KAKULE
Cardamomi
İştah açıcı, gaz söktürücü ve midevi etkilere sahiptir. Kahveye konur.
KEBABİYE
Cubebae
Solunum sistemi antiseptiğidir. Belsoğukluğunda kullanılır.
KARANFİL
Caryophyllus
Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.
KEKİK
Herba Thymi
Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.
KEREVİZ TOHUMU
Apii graveolentus
Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır.
KETEN TOHUMU
Semen Lini
Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.
KINAKINA
Cortex Chinae
midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.
KISA MAHMUT
Chamaedrys
midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.
KIZILCIK
Corni maris
Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.
KİTRE
Tragacantha
Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.
KUDRET NARI
Momordicae charantiae
Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır. Yara, çıban ve ekzemalarda haricen kullanılır.

Bu macunun faydaları:
Balgamı söker, vücudu kuvvetlendirir, insanı gençleştirir, sıkıntıyı alır. Zekâyı geliştirir, akli dengesizliği düzeltir. Hazımsızlığı bertaraf eder. Sık sık idrara çıkmayı önler. Gazı giderir. Meniyi arttırır, tenasül uzvunu güçlendirir. Dişleri ve diş etlerini pekiştirir. Sırt ve mafsal ağrılarını, dil peltekliğini giderir
Karabiber .............................................. 20 gr.Darufülfül ................................................ 20 »Zencefil .................................................. 20 »Tarçın ..................................................... 20 »Hurma .................................................... 20 »Papatya ................................................. 20 »
Çam fıstığı ............................................. 20 »Hindistan cevizi ...................................... 20 »Salep ...................................................... 20 »Şam fıstığı .............................................. 20 »Havlıncan ............................................... 20 »Papatya tohumu ..................................... 10 »
Kuru üzüm ............................................. 60 »Bal ....................................................... 700 »
Defne tohumu ......................................... 20 »
Yapılışı: Sert maddeler toz yapıldıktan sonra bal ile iyice yoğurulur; macun meydana getirilir. Bir kavanozda saklanır.Kullanılışı: Günde üç defa birer ceviz kadar yutulur.

SİGARA BIRAKTIRAN BİTKİ

sigarayı bırakmak için işte hayat kurtaran bitkisel reçeteler...

Lavantanın hepatit hastalarına, brokolinin de prostata iyi geldiğini dünyaya açıklayan Prof. İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun derin araştırmaları ve etkili tedavi yöntemleri var. Sizler için dünyaca ünlü Prof. Saraçoğlu'ndan en çok karşılaşılan sorunlar ve çarelerini derledik.
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, kimya eğitimini tamamladıktan sonra Avusturya Graz Teknik Üniversitesi'nde doktora yaptı. Aynı üniversitenin biyoteknoloji ve mikrobiyoloji kürsüsünde asistan olarak çalıştı. 1994-1996 yıllarında Viyana Teknik Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan Prof. Dr. Saraçoğlu, bitkilerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik araştırmalarıyla bütün dünyada isim yaptı.
Bitkisel tedavi konusundaki araştırmalarını 'Bitkisel Sağlık Rehberi' adıyla kitaplaştıran Prof. Saraçoğlu'nun, birçok alanda yayınlanmış makale ve patentleri var. Prof. Saraçoğlu "Teknoloji günümüzde konfor olmaktan çıkmış ve kendimize çevirdiğimiz bir silah halini almıştır. Teknolojiden korunmanın yollarını arar olduk. İnsan doğaya, doğal ürünlere ve doğal yaşama kaçmaktadır" diyor. İşte Prof. Saraçoğlu'ndan önemli sorunlar ve reçeteler...
UNUTKANLIĞA VE ALZHEIMER’E KARŞI HAVUÇ SUYU
Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilecektir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir. Birkaç günlük hazırlayıp, buzdolabında saklamayınız.
HER GÜN TAZE HAZIRLAYIN
Bu uygulama aynı zamanda akciğer- ve deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Kür 1 ile havucun yukarıda bahsedilen diğer bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı hemen hemen %70 oranında azalabilmektedir. Bu nedenle havuç suyunu mutfağınızda kendiniz taze olarak hazırlarsanız çok daha çabuk ve başarılı sonuç alırsınız.
AMAN DİKKAT!
Beta-karotenin deri ve cilt kanserini önlediği bilinmektedir. Bu nedenle bir grup Avusturalyalı bilim adamı, beta-karotenin bu gücünü ortaya koymak için klinik deney başlatmışlardır. Yapılan bu klinik deneylerin sonucunu, 21 Mayıs 2003 tarihinde, Journal of the National Cancer Institute Dergisinde açıkladılar. Bu araştırmanın sonuçları oldukça şaşırtıcıdır. Alkol veya sigara içenler betakaroten aldıkları taktirde bağırsak adenomlarında, bağırsak kanserinin ön basamak oluşumlarında en az iki misli artış gözlenmiştir.
Alkol ve sigara kullanmayan larda ise, tam aksine yüzde 44 azalma gözlenmiştir. Bu nedenle eğer alkol ve sigara kullanıyorsanız bu kürü uygulamayınız.Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilecektir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir. Birkaç günlük hazırlayıp, buzdolabında saklamayınız.
KABIZLIK iÇiN PORTAKAL YAPRAĞI
Şiddetli ve kronik kabızlık şikayeti olanlar için, mükemmel bir destekleyici kür. 9- 10 adet taze portakal yaprağı bir su bardağı suda 6 dakika hafif ateşte kaynatılır. 6'ncı dakikadan sonra ocaktan indirilir ve ılımaya bırakılır. Sabah kahvaltısından 1 saat sonra tamamı içilir. Bir hafta boyunca bir gün arayla her defasında taze hazırlayarak içilir ve kür sonlandırılır. Kabızlık şikayetinin durumuna göre haftada 2-3 defa tekrar edilebilir. Not: Kurutulmuş portakal yaprağının bu anlamda etkisi yoktur ve kullanılmamalıdır
SAÇ DÖKÜLMESiNE LAVANTA
Saç dökülmesine karşı uygulaması oldukça kolay olan bitkisel kür önermekteyim. Bu kürü evinizde kolaylıkla uygulayabilirsiniz. Lavantanın doğru türü en etkili olanıdır. Bir tutam (yaklaşık 5g) lavantayı 750 ml kaynamakta olan suya ilave ediniz. Yaklaşık 5 dakika yüksek sıcaklıkta (kaynama noktasına yakın) demleyiniz. Demleme tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz ve ılıkken süzünüz. Eğer, saçlarınız temiz ise demlediğiniz lavanta suyu ile saçlarınızı yıkayınız ve yarım saat etki ettiriniz.
Yarım saat etki ettirdikten sonra sadece suyla durulayınız. Eğer, saçlarınız kirli ve çok yağlanmış ise, önce sabun (tabii yeşil sabun) veya şampuanla yıkayınız. Sonra demlenmiş lavanta suyu ile yıkayarak, yarım saat etki ettiriniz. Daha sonra sadece su ile durulayınız. Saç dökülmesi durana kadar haftada bir-iki defa uygulanır. Saç dökülmesi durduktan sonra önleyici amaçlı olarak zaman zaman uygulanır. Eğer, saçlarınızda kepek var ise veya saçlarınıza parlaklık ve canlılık kazandırmak istiyorsanız, bunun için çözüm ısırgandır.
SiGARAYI BIRAKMA KÜRÜ
Sigara bıraktırma kürü için "Leontice leontopetalum" (Memleketimizde yöresel olarak birkaç değişik isim altında tanınan Leontice leontopetalum”un en çok kullanılan isimleri Arslanpençesi, Arslankulağı'dır) bitkisinin doğru türünün saplarını önermekteyim.
Bu kür kibrit çöpü uzunluğunda kesilmiş 50 adet bitki saplarıdır. Canınız her sigara istediğinde, bitki çöplerinden bir tanesi ağıza alınarak ucundan 2-3 cm kırılarak çiğnenir. Çiğnemeye başladıktan sonra sigaraya olan içme isteği yok olur. Çiğnediğiniz 2-3 cm uzunluğundaki çöpü tükürebilir veya yutabilirsiniz. Her sigara içme isteği geldiğinde aynı şekilde çöpten 2-3 cm çiğnenerek küre devam edilir.

Bu bitki 3 bin kişiye sigara bıraktırdı
Sigara içme isteğini yok eden 'Tekumut' isimli şifalı baharat karışımının Konya'da 3 bin tiryakiye sigarayı bıraktırdığı ileri sürüldü.


Saç bakımı için doğal yöntemler
Bilindiği gibi Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar. Aslında Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur.Saç uzun olması kafa tası şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir. Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz: - Günlük olarak pahalı olmayan bir Vitamin (One-A-Day) alın. - Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın. - Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.
- Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela 'ammonium laurel sulfate' , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor. - Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor. Sıcak yağ tedavisi Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
Hintyağı tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve bal tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein tedavisi Yumurta ile yapılacak protein tedavisi
hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao yağı tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

Saç bakımı günümüzde başlı başına bir uzmanlık alanı ve iş alanı haline gelmiş olsa da kendi çabanızla yapabileceğiniz bazı şeyler var. İşte bunlardan bazıları...

Kuru saçlar

Kuru saçların neme ihtiyacı vardır, bu nedenle etkili bir saç kremi her şampuanın kesinlikle olmazsa olmazı. Saçınızın kökleri dışında her yanına boydan boya uygulayın. Yaklaşık üç dakika bekleyin, ardından kayganlığı gidinceye dek durulayın.

Saç maskeleri ışıltıyı artırmak için muhteşem bir çözüm, ancak saçta beş dakikadan uzun süre bekletildiği takdirde işe yarar.

Kimyasal maddeler ve saç kurutma makinesiyle aşırı derecede kurutma en aza indirilmeli. Öte yandan gölge ve renk, gereğince yapılırsa ışıltıyı ve saçın kalitesini artırabilir. Kullanılan ürünlerdeki peroksit düzeyinin de az olmasına dikkat edilmeli.

Boyamadan sonra saç renginin korunması için, daima boyalı saçlar için geliştirilen ürünler kullanılmalı. Bu ürünler alkol içermez ve pH dengesini korur, böylece saçın fazla kurumasının önüne geçilir.

İnce ve cansız saçlar

Saç serumları kırılan uçları düzleştirmede son derece işe yarar. Parmaklarınızın arasına bir damla alarak yıpranmış saç uçlarına uygulayın.

Hacimsiz saçlar çoğu zaman fazla ürünün, özellikle de saç kremlerinin kullanması sonucu ortaya çıkar. Daha hafif bir ürüne geçin ya da birkaç gün boyunca hiç kullanmayın.

Saçlara hacim ve hareket kazandırmak amacıyla, saç diplerine (geri kalan yerlere değil) köpük sıkın. Saç kurutma makinesiyle şöyle bir kurutun.

Yağlı saçlar

Saç derisinde biriken sebum adlı yağ hücrelerinin fazlalığı düzensiz şampuanlama, terleme ya da hormonal dengesizlikten kaynaklanıyor olabilir. Saç derisindeki bezlerden gelen salgılar saç tellerinin üzerini kaplar, toz ve kirler saçta toplanır, böylece saçınız yağlı, cansız ve donuk bir görünüme bürünür. Çaresi: saçınızı her gün arındırıcı bir şampuanla yıkayın. Krem içermeyen şampuanlardan kullanın.


Dalgalı saç

Saç türleri arasında en yaygın olanı budur. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60 ı değişen oranlarda dalgalı saça sahiptir. Dalgalı saç genellikle kuru olur, bu nedenle nemlendirici içeren şampuan ve kremlere gerek vardır.

Islak saça uygulanan serumlar saç tellerini yumuşatır.

Serum ve köpükler saçtaki kıvrımları vurgular.

Saçın ıslakken düz taranması, jöle sürülmesi ve kendi kendine kurumaya bırakılması da izlenebilecek başka bir yöntemdir.

Saçla ilgili önemli ipuçları

Saçınızın sağlığını yitirecek kadar kötüleşmesine izin vermeyin. Güneşten kaçının, özellikle de saçınız boyalıysa...

Her zaman nazik şampuanlar ya da kremler kullanın. Saç tipinize ya da saçınızın durumuna uygun ürünler seçin.

Saçınızı sert havlularla kurulamak dalgaları kıvırcık hale getirebilir.

Saç tipinizden emin değilseniz kuaförünüze ya da uzman tehşhisine başvurun.

Saç kesiminin önemi

İnce telli ve düz saçlar cesaret ister

Saçınızı omuzlarınızdan aşağıya uzatmayın; zekice kesilmiş katlar saçınızı daha kalın göstererek hareket kazandırır. Yüz şeklinize uygun bir perçem de iyi fikirdir.

Kalın ve sert saçlar

En kolay saç tiipi, ama sürekli bakım ve kontrol gerektirir. Fazla kısa kesmeyin, yoksa çim adama benzersiniz.

Dalgalı saçlar

İnceden kalına doğru uzanır, bu yüzden kesim ve uzunluk tamamen yüz şekline bağlıdır. Ne kadar uzatırsanız, dalgaları o kadar azalır.

Kıvırcık saçlar

Bu saçların yapısı büyük çeşitlilik gösterir, ancak önünüzdeki seçenekler sınırlıdır. Doğal haliyle bırakın, iyi bakın ve örme, topuz gibi stil tekniklerini öğrenin ya da düz hale getirin. Bu sonuncusu kimyasal işlem gerektirdiğinden, saçınızı sağlıklı tutmak için sürekli bakım uygulamanız gerekecek. Düzleştirme işlemini profesyonellere bırakmanız en iyisi.

İŞTE SİZE EN GÜZEL KOKULU BİTKİLER
Gül-Karanfil-Selluka-Yasemen-Hanımeli-Ful-Sümbül-Nergis-Zambak-Gardenya-MumÇiçeği-Şebboy-Kalikantos - Kış tatlısı-Lonicera Fragantissima (misk-i amber olabilir)Melissa-Sardunya-Lİmon-Pittosporum-Manolya-Sümbülteber-Filbahri-Şakayık-Petunya-Leylak-Frezya-Kapari-Yaban gülü (kuşburnu)-İnci çalısı -(Symphoricarpos orbiculatus)Ihlamur-Melissa-İğde- Itır-Şebboy
AROMATİK EGZOTİK BİTKİLER
Kokulu bitkiler; Eski Yunanca’da “aroma” nebati veya hayvani çeşitli maddelerden yapılan "koku" manasına gelmektedir. Koku alma hissini etkileyen ve gaz haline geçmiş bir maddeye aroma denebilir. Bu maddeleri ihtiva eden nebati veya hayvani maddelere de “aromatik maddeler” denir.Aromatik bitkiler, “uçucu yağ” (eterik yağ) taşıyan bitkilerdir. Uçucu yağlar, bitkilerden su buharı damıtması ile elde edilen, oda sıcaklığında sıvı olan, bazan donabilen, uçucu, kuvvetli kokulu ve yağımsı karışımlardır.Aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlar açıkta bırakılınca, oda sıcaklığında bile buharlaşabildiklerinden ve güzel kokulu olduklarından “esans” ismiyle de anılırlar. Esans denmesinin bir başka sebebi de parfümeride (ıtriyatçılıkta) kullanılmalarıdır.Aromatik bitkiler, daha çok sıcak iklimli bölgelerde yetişmektedir. Tropik ve subtropik bölgelerle, ılıman iklim kuşağının sıcak bölgelerinde de aromatik bitkiler bulunmaktadır. Memleketimizi de içine alan Akdeniz bölgesi, kokulu bitkiler açısından en zengin bölgelerden birisidir.Bazı bitki familyaları uçucu yağ taşıyan cinsleri sebebiyle önem kazanmışlardır. Narenciye, nane, kekik, lavanta, anason, gül, karanfil vb. türler değerli uçucu yağ, dolayısıyla koku kaynaklarıdır. Eczacılıkta ve sanayide kullanılan uçucu yağların çoğu Akdeniz bölgesi bitkilerinden elde edilmektedir. Memleketimiz uçucu yağ veren bitkiler açısından çok zengin bir ülkedir.Aromatik bitkide kokuyu meydana getiren uçucu yağlar, bitki organlarının herhangi birinde olabilir. Misal olarak çiçekte “lavanta çiçeği”, taç yapraklarda “gül”, yapraklarda “nane”, meyvede “anason”, otsu kısımda “kekik”, kabukta “tarçın kabuğu” ve kökte “kediotu kökü” verilebilir.Uçucu yağlar bitkide biyolojik bir olaya katılmak için meydana gelmiş değillerdir. Bunlar belki de bitkinin faydasız metabolizma ürünlerinin atılmasında rol oynuyorlar. Bazı araştırıcılara göre uçucu yağlar koruyucu ajandırlar. Bitkinin yaralanması sonucu meydana gelen reçineleri çözücü olarak görev yaparlar. Uçucu yağların, böcekleri kaçırıcı veya çekici görevleri olduğunu savunanlar da vardır.Böcekleri kaçırıcı nitelikte olanları, yaprak ve çiçeklerin korunmasına yardım eder, çekici etkide olanları ise, tozlaşmada yardımcı olurlar.Aromatik bitkide kokuyu meydana getiren uçucu yağlar çok sayıda bileşiğin karışımından meydana gelmişlerdir. Bu sebeple kimyasal yapı bakımından büyük farklılıklar gösterirler. Uçucu yağlarda bulunan çeşitli maddeler 4 grupta toplanabilir:a) Terpenik maddeler,b) Aromatik maddeler,c) Düz zincirli hidrokarbonlar,d) Azot ve kükürt taşıyan bileşikler.Büyük çoğunluğu terpenik maddelerden meydana gelmiştir. Bir kısmında da aromatik diziden maddeler çoğunluktadır. Uçucu yağları tanımak için Sudan-III boyası kullanılır. Bu boya ile turuncu bir renk verirler.Kullanıldığı yerler: Eczacılıkta kullanılan uçucu yağlar en başta lezzet ve koku değiştirici olarak kullanılırlar. Bununla beraber tedavi edici etkisi olan uçucu yağlar da vardır.Hemen hemen bütün uçucu yağlar antiseptik, yani hastalık yapıcı mikroplara karşı koruyucu özelliktedir. Bazıları da antibiyotiktir.Tedavide uçucu yağlar şuralarda kullanılır: Solunum ansiteptiği (okaliptüs yağı), idrar söktürücü (ardıç esansı), mantar hastalıklarına karşı (kekik yağı), barsak parazitlerine karşı (kenopod esansı), mide salgısını artırıcı (nane yağı), gaz söktürücü (anason yağı), adet söktürücü (sabin yağı).Uçucu yağların bir çoğu zehirli (toksik) etki gösterir. Mukozaları tahriş eder, sinir sistemini uyuşturur.Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

KUVVET MACUNU
Bu macunun faydaları: Bir kimse erkeklikten kalsa veya kadın doğurmasa, bu macundan (40) gün sabah akşam 25 gr. yese erkek onsekiz yaşındaki delikanlı gibi olur. Kadın yerse on yaşındaki kız gibi olur, hamile olmasına mani olan bütün hastalığı vücuttan giderir. Hamile kalmaya bir vesile olur.

Karabiber ............................................... 30 gr.Karanfil .................................................. 30 gr.Tarçın .................................................... 15 gr.Kebabiye ............................................... 30 gr.Udihindi ................................................. 15 gr.Kereviz tohumu ...................................... 50 gr.Üdül kahr ............................................... 30 gr.Isırgan tohumu ....................................... 30 gr.Anason ...................................................30 gr.Havuç tohumu ........................................ 30 gr.Şalgam tohumu ....................................... 30 gr.Turp tohumu ........................................... 30 gr.Mesteki .................................................. 30 gr.Sinameki ................................................ 30 gr.Günlük .................................................... 30 gr.Üzerlik tohumu ........................................ 30 gr.Acı badem yağı ........................................ 10 gr.Haşlanmış çöreotu ................................... 18 gr.
Yapılışı: Bunların cümlesi toz haline getirilerek ateş görmemiş bal ile macun yapılarak içerisine 100 gr. sakız(bitkisel) ilâve edilir. Ve istimal edilir

AK ŞEMSEDDİN HZ'LERİNE AİT MACUN
Bu macunun faydaları: Evlâdı olmayanlara, erkeklikten kalanlara, idrarını tutamayanlara, bel ağrısına, bel soğukluğuna, baş ağrısına, kuvve-i hazımaya, diz ve omuz ağrılarına, mafsal ağrılarına, siyatiğe, basura, kulunca nafidir.
Çöreotu ................................................... 90 gr.Zencefil ................................................... 15 gr. Topalak ................................................... 15 gr. Havuç tohumu .......................................... 15 gr.Soğan tohumu .......................................... 15 gr.Anason .................................................... 15 gr. Tarçın ........................................................9 gr. Dârüfülfül ...................................................9 gr. Kebabiye ...................................................9 gr.Mesteki .....................................................6 gr. Günlük .......................................................6 gr. Safran ....................................................... 6 gr.Andız kökü ................................................. 6 gr.Havlıncan ................................................ 12 gr.Meşe palamutu unu (kavrulmuş) .............. 180 gr.Kavrulmuş simit unu ............................... 360 gr.
Yapılışı: Bunların mecmuu dövülür elekten geçirilir, yeteri kadar halis balla macun yapılır. 9-15 gr. kadar yutulur.

*** SARIMSAK MACUNU ***
Bu macunun faydaları: Şöhreti büyük olan bu macun, soğuktan mütevellit bütün hastalıklara iyi gelir, vücudun rutubebetini giderir, balgamın kökünü keser, âleti tenasüle kuvvet verir, erkekliği arttırır, felce, unutkanlığa, sekteye, el ayak titremesine, nefes darlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, damar sertliğine, yellere, mide ve karaciğer zafiyetine, makad ve rahim hastalıklarına şifa verir, idrarı söktürür, yüze kan getirir. Kitap, macunun tecrübe olunduğunu kayd ediyor.
Sarımsak (dövülmüş) ........................ 1000 gr.Taze süt ........................................... 1500 gr.İnek yağı (tuzsuz) ............................. 1000 gr.Bal ............................................... Kâfi miktarZencefil ............................................... 10 gr.Karabiber .............................................10 gr.Darufülfül Tarçın ................................... 10 gr.Kebabiye.............................................. 10 gr.Hindistan cevizi..................................... 10 gr.Akırıkarha..............................................10 gr.Havlıncan.............................................. 10 gr.Gül yağı .................................................10 gr.Safran .................................................... 7 gr.
Yapılışı: Sarımsak sütü emene kadar kaynatılır, sonra yağ ilâve edilerek bir müddet daha kaynatılır; daha sonra bal katılarak karıştırılır ve bir müddet ateşte tutularak koyu mayi haline getirilir; diğer maddeler toz haline getirilerek elde edilen macuna karıştırılır, temiz bir kaba konarak muhafaza edilir.Kullanılışı: Macundan 10 ar gr. alınarak birer bardak hunnab şerbeti ile içilir

ÖKSÜRÜK İÇİN
Bu macunun faydaları: Balgamı söker, şiddetli öksürüğü keser
Keten tohumu (kavrulmuş) ..................... 25 gr.Badem (tatlı) ......................................... 25 gr.Çam fıstığı ............................................. 25 gr. Arap zamkı ............................................. 25 gr.Kitre ..................................................... 25 gr. Demirhindi ............................................. 50 gr.Hurma ................................................... 50 gr.Tereyağı (tuzsuz) ................................... 50 gr.Bal ...................................................... 500 gr.
Hazırlanışı: Sert maddeler toz yapılır, bal ilâve edilerek macun haline getirilir.Kullanılışı: Sabahları birer kaşık yutulur.
*** MESİR MACUNU ***
(Bu macun Merkez Efendi'nin terkibidir)
Bu macunun faydaları: Bu macunu yiyenler o yıl içinde hastalığa yakalanmaz. Ağrı ve sızı çekmezler, zehirli hayvan ısırmasından korunurlar. Cinsel yönden güçlenirler. Bağırsakları kuvvetlendirir. Kan yapar. Vesveseye, şekere iyi gelir. Baş dönmesine, deliliğe, göğüs ağrılarına ve öksürüğe karşıda çok faydalıdır. Binbir çeşit hastalık için şifalı bir macundur.
Karanfil ................................................30 grYeni bahar ............................................ 15 »Zencefil ................................................ 60 »Karabiber ............................................. 15 »Kişniş ................................................... 30 »Havlı ne an ............................................ 15 »Kebabiye ............................................. 160 »Hindistan cevizi ..................................... 30 »Anason ................................................. 15 »Sakız ..................................................... 9 »Hıyarşenbih ........................................ 180 »Safran .................................................... 9 »Tarçın ................................................... 90 »Udulkahr .............................................. 15 »Çöpçini ................................................. 15 »Hardal .................................................. 15 »Mürsafi ................................................. 60 »Miyen balı ............................................. 90 »Rezene ................................................. 15 »Kimyon ................................................ 15 »Tarçın çiçeği ....................................... 120 »Çörek otu ............................................. 30 »Darüfülfül ............................................. 15 »Râvend çini ........................................... 30 »Limon tuzu ........................................... 10 »Kakula ................................................. 90 »Sinameki ............................................. 75 »Vanilya ................................................. 3 »Portakal kabuğu .................................... 60 »Üzüm suyu ........................................ 1250 »Bal ................................................... 3000 »
Hazırlanışı: Sert olan maddeler un haline getirilir, bir elekten geçirilir. Elekten geçirilen bu maddeler sıvı maddelere karıştırılarak macun yapılır, bir kavanoza konur. Günde üç kaşık yutulur

SEVRİNCAN KARIŞIMI
Bu macunun faydaları: Mafsal ağrılarına, siyatiğe, idrar zorluğuna, sırt ve kalça ağrılarına, vücuttaki yellere, haya şişliklerine, basura, yüz felcine, rahim hastalıklarına, siroz hastalığına, dalak hastalıklarına şifa verir.
Kara helile ............................................. 21 gr.
Sarı helile .............................................. 21 gr.
Çiğdem ................................................. 21 gr.
Kabili .................................................... 15 gr.
Kimyon ................................................... 6 gr.
Kereviz tohumu ....................................... 3 gr.
Karabiber ................................................ 3 gr.
Deniz köpüğü ........................................... 3 gr.
Hindistan tuzu ......................................... 3 gr.
Udinindi .................................................. 3 gr.
Kına ....................................................... 3 gr.
Rezene ................................................... 3 gr.
Mahmude .............................................. 20 gr.
Zencefil ................................................. 10 gr.

Yapılışı: Bu maddeler toz haline getirilerek bal ile macun yapılır.Kullanılışı: 5 - 20 gr. yutulur

1-Kaynatılan ıhlamurdan bir bardak alınarak içine 1 çay kaşığı dolusu nane konulur.10 dakika demlendirilen karışımdan içilirse ateş düşer.

2-Maydanoz, kantoron pelinyaprağı,okaliptus yaprağı ile kuru erik hoşafı yapılarak içilmelidir.

3-Bir bardak kaynar suya 5 gram ufalanmış ebegümeci konulur.10 dakika demlendirilir ve günde 3 bardak içilir.

- Bir bardak kaynar suya 10 gram civanperçemi konularak 10 dakika demlendirilir ve günde 2-3 bardak içilir.

SEVRİNCAN KARIŞIMI
Bu macunun faydaları: Mafsal ağrılarına, siyatiğe, idrar zorluğuna, sırt ve kalça ağrılarına, vücuttaki yellere, haya şişliklerine, basura, yüz felcine, rahim hastalıklarına, siroz hastalığına, dalak hastalıklarına şifa verir. Kara helile ............................................. 21 gr. Sarı helile .............................................. 21 gr. Çiğdem ................................................. 21 gr. Kabili .................................................... 15 gr. Kimyon ................................................... 6 gr. Kereviz tohumu ....................................... 3 gr. Karabiber ................................................ 3 gr. Deniz köpüğü ........................................... 3 gr. Hindistan tuzu ......................................... 3 gr. Udinindi .................................................. 3 gr. Kına ....................................................... 3 gr. Rezene ................................................... 3 gr. Mahmude .............................................. 20 gr. Zencefil ................................................. 10 gr. Yapılışı: Bu maddeler toz haline getirilerek bal ile macun yapılır.Kullanılışı: 5 - 20 gr. yutulur

EN FAYDALI ON BİTKİ

Gönderen aaaaaaa 0 yorum

HİÇ SEVMEDİĞİMİZ FAKAT EN FAYDALI BİTKİLER
1.Pancar: Folik asit bakımından zengindir. Kırmızı rengini veren pigmentler kansere karşı savaşır.
2.Lahana: Kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren "sulforaphane" isimli kimyasalı içerir.
3.Pazı: Yapraklarında, gözleri yaşlanmanın etkilerinden koruyan karotenoid maddesi bulunur
.4.Tarçın: Kan şekeri ve kolesterolü kontrol etmeye yardımcı olur
5.Nar suyu: Antioksidan bakımından zengindir. Tansiyonu düşürür
6.Kuru erik: İçeriğinde yüksek miktarda Antioksidan içerir.
7.Kabak Çekirdeği: Yüksek mineral oranı erken ölüm riskini azaltır.
8.Sardalya: Demir, magnezyum, bakır, çinko, fosfor, potasyum, manganez içerir
9.Zerdeçal: Vücutta iltihaplanmayı önler ve kansere karşı koruma sağlar
10.Yaban Mersini: Hafızayı kuvvetlendirir.
11.Kabak: Kalori değeri düşük, lifler bağışıklık sistemini güçlendiren A vitamini bakımından zengindir. Uzun süre tok tutar.

BİTKİ KREMLERİ

Gönderen aaaaaaa 0 yorum

AYNISAFA KREMİ
‘’Hassas ve tahriş olmuş ciltler için’’• Düzenli kullanıldığında hassas ciltler için besleyicidir • Tahriş olan ciltler için onarıcı etkiye sahiptir. • Ciltte yoğun bir nemlendirme sağlar. • Hassas ve tahriş olmuş ciltlerde yağ dengesini korur. • UV filtresi olarak güneşin zararlı ışınlarından cildi korur. • Cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturur. • Özel bitki özlü formülü sayesinde cildin sağlıklı gelişimini desteklemek için geliştirilmiş ve test edilmiştir. • Cildin doğal koruma mekanizmasını güçlendirir. Kullanımı :Kullanmadan önce düşük sertlikteki su ile cilt temizlenmelidir. Yumuşak hareketlerle %100 pamuklu bir havluyla kurulanmalıdır. İstenildiği kadar kullanılabilir.Krem içindeki bitki özleri :Kadife çiçeği (Aynısafa), Alman papatyası, havuç, mirra, ebegümeci gibi doğanın mucizevi bitkilerin özünden oluşur.
HAVUÇ KREMİ‘
’Cilt besleyici ve yağ dengesini koruyucu’’• Sağlıklı cilt gelişimini desteklemek için geliştirilmiş ve test edilmiştir. • İçindeki bitki özleri sayesinde ciltteki alerji riskinien aza indirdiği kanıtlanmıştır. • Ciltte istenen doğal nemlendirmeyi sağlar. • Cildin yumuşak kalmasını sağlar. • Cildin yağ dengesini korur. • Cildi soğuk ve sıcağın yıpratıcı etkisinden korur. • Besleyicidir. • Antimikrobiyaldir. • Kaşıntıları giderir. • Cildi yaşlılık etkilerine karşı korur. Kullanımı :Kullanmadan önce cilt yıkanıp %100 pamuklu havluyla tam kurulanmalı, cilde günde 2-3 defa ince bir tabaka halinde yumuşak dairesel hareketlerle masaj yapılarak uygulanmalıdır. İstenilen sonucun alınması için uygulama düzenli ve yeterli süre devam etmelidir.Krem içindeki bitki özleri :Havuç, salatalık, su teresi, kadife çiçeği (Aynısafa) gibi doğanın mucizevi bitkilerinin özlerinden oluşur.
LAVANTA KREMİ‘’
Pürüzsüz ciltler için yoğun nemlendirici’’• İçindeki bitki özleri sayesinde cilt lekelerine karşı doğal bir çözümdür. • Cildi erken yaşlanmaya karşı korur. • Cilde ipeksi bir yumuşaklık kazandırır. • UV ışınlarını filtre eder. • Özel bitki özlü formülü sayesinde ciltte 24 saat etkili nemlendirme sağlar. Kullanımı :Bütün kremlerin kullanımında olduğu gibi kullanmadan önce cildin yıkanması ve tamamen kuru olması gerekir. Günde 2-3 defa ince bir tabaka halinde hafif dairesel hareketlerle masaj yapılarak cilde uygulanır.Krem içindeki bitki özleri :Lavanta,adaçayı,biberiye ve kekik gibi doğanın mucizevi bitkilerinin özlerinden oluşur.
SARI KANTARON KREMİ‘
’Yıpranmış ciltler için onarıcı’’• Damar büzücü özelliğe sahiptir. • Genital bölgelerde rahatlıkla kullanılır. • Antimikrobik özelliği vardır. • Cilde kaliteli bir nemlendirme sağlar. • Cildin istenilen yumuşaklıkta kalmasını sağlar. • UV filtresi olarak güneşin zararlı ışınlarından cildi korur. • Cildin yağ dengesini korur. • Özel formülü sayesinde, aynı zamanda serinleme etkisi yaratarak kan dolaşımını hızlandırır. Kullanımı : Kullanmadan önce cildinizi hijyenik bir temizleyici ile temizleyip tamamen kurulayınız. Günde 2-3 defa uygulanır. Bu uygulama yumuşak masaj şeklinde olmalıdır.Krem içindeki bitki özleri :Selvi kozalağı, Wich hazel, sarı kantaron, atkuyruğu gibi doğanın mucizevi bitkilerinin özünden oluşur.
BİBERİYE KREMİ‘’
Sivilceli ciltler için bakım kremi’’• İçindeki bitki özleri sayesinde sivilcelere karşı doğal çözümdür. • Dermatolojik olarak test edilmiştir. • Cildin yağ dengesini korur. • Cildin gözeneklerinin açılmasını, canlanmasını ve yenilenmesini sağlar. • Sivilceli cildin bozulmuş olan en üst tabakasının onarılmasına yardımcı olur. Kullanımı :Kullanmadan önce cildin yıkanması ve tamamen kuru olması gerekir. Günde 2-3 defa ince bir tabaka halinde hafif dairesel hareketlerle masaj yapılarak cilde uygulanır.Krem içindeki bitki özleri :Biberiye, kekik, lavanta ve adaçayı gibi doğanın mucizevi bitki özlerinden oluşur.
YEŞİL ÇAY KREMİ‘
’Pürüzsüz ciltler için kırışıklık giderici ve hücre yenileyici’’• Yeşil çay özlü aktif içeriği sayesinde yüzdeki kırışıklıkları azaltır. • Göğüsleri sıkılaştırır. • Cilt dokusunu sıkılaştırarak kırışıkların oluşmasını engeller. • Anti-oksidan özelliği sayesinde cildi serbest radikallerin zararlarına karşı korur. • Antiseptiktir. • Dış etkilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturur. • Cildin yağ dengesini korur. • Ciltteki hydrolipit dengesini korur. • Ciltte yoğun bir nemlendirme sağlayarak kadife yumuşaklığı hissi verir. Kullanımı :Kullanmadan önce cildin yıkanması ve tamamen kuru olması gerekir. Günde 2-3 defa ince bir tabaka halinde hafif dairesel hareketlerle masaj yapılarak cilde uygulanır.Krem içindeki bitki özleri :Yeşil çay
KARA ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ KREMİ :
Formülünde bulunan kara üzüm çekirdeği yağı ve bu yağın içerdiği linoik asit (omega-6) miktarının yüksek oranda olması sayesinde, cildi koruyucu bir özelliği bulunuyor. Besleyici, onarıcı, nemlendirici özelliğe sahip bu krem, zengin içeriği ve hafifliği ile yaşlanma etkisini azaltmakta. Cilde çabuk nüfus eden krem, cildi derinlemesine nemlendirip pürüzsüz bir görünüm sağlıyor. Üzümün antioksidan etkisinin E vitaminine göre 50 kat, C vitaminine göre 20 kat daha fazla olduğu bildiriliyor.
HİNDİSTAN CEVİZİ KREMİ :
İçeriğinde bulunan doğal Hindistan cevizi yağı sayesinde cildin beslenmesi, nemlendirilmesi ve korunması için gerekli nitelikleri içeriyor. Koruyucu özelliği olan bu krem ile cildinizi çevresel kirliliğe karşı muhafaza etmiş olursunuz. Hoş kokusu ile de vücudunuza zindelik kazandırır.ACI BADEM KREMİ :
Doğal acı badem yağı içeren krem, yoğun nemlendirici ve hızlı emilimi sayesinde kuruma ve çatlamaya yatkın ciltlerin gençliğini ve elastikiyetini korumak üzere günlük cilt bakımı için kullanılır. Krem, hem güzelleştirme hem nemlendirme hem de besleme fonksiyonlarına sahip.
KAKAO YAĞI KREMİ:
Cildinizin asla reddemeyeceği, yaz aylarının vazgeçilmezi kakao kremi, doğal koruyucu özelliği ve hoş kokusuyla sizi tropikal iklimlere taşır. Bronzlaştırıcı özelliği olan kakao yağı, yoğun bir nemlendiricidir ve antioksidan bakımından zengindir. Kuru ciltlerin ilacıdır. Güneş lekelerine karşı koruyucudur. Cildi yumuşatır ve esnekleştirir. Bu yoğun ve zengin krem, kuru, sert veya gerilmiş ciltleri rahatlatır
.KAYISI KREMİ :
Kayısı çekirdeği kremi, A, E ve F vitaminleri bakımından zengin kayısı çekirdeği yağı içeriyor. Göz çevresi, meme dokusu ve dudaklar gibi cildin ince ve hassas bölgelerinde kullanılabilir. Cilt bariyer lipitlerini güçlendirirken, cilt yüzeyindeki yağlı maddelerin çözülmesine de yardımcı olur. Cildi besler ve nemlendirir. Cilt bakımında ve göz çevresi kırışıklıklarının giderilmesinde etkilidir. Lavanta çiçeği kremi:CİLT ÜZERİNDE DENGELEME CANLANDIRMA ETKİSİ YÜKSEK BİR KREMDİR. STRES ALTINDA YORGUN CİLT ÜZERİNDE RAHATLATICI ETKİSİ ,AKNE ,UÇUK,KABARCIKLI GERGİN CİLT ÜZERİNDE YATIŞTIRICI ETKİLİ KREM

BİTKİSEL YAĞLAR

Gönderen aaaaaaa 0 yorum

Cildi Besleyici yağlar

Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden özel olarak toplanan bitkilerden, soğuk sıkma metodu ile elde edildi. Soğuk sıkma metodu yağların yararlı özelliklerinin kaybolmaması için ısı uygulaması yapılmadan gerçekleşen bir yağ elde etme biçimi. Böylece yağların içindeki cilde yararlı maddeler ve vitaminler yok olmuyor. Bu yöntemde bitkilerin tohum veya çekirdeklerinden elde edilen taze sıkılmış yağlar, hiç bekletilmeden üretime alınıyor. Aromatik yağlarla, istenilen etkiye göre karıştırılarak, doğal masaj yağları elde ediliyor.
Saç Bakım Yağı ve Toniği
Otacı uzmanları, saçların yaz aylarında sağlık ve güzelliğini korumak, dökülmesini önlemek için ısırgan, civanperçemi gibi bitkisel özler, saç tellerini kalınlaştırıp, sağlamlaştıran B3 ve B5 vitaminleri içeren Saç Toniği ve çörekotu, defne gibi bitkisel hammaddeler içeren Saç Bakım Yağı olarak iki ayrı ürün hazırladı. Güneşten, boyadan ve dış etkilerden yıpranan saçların bakımı için Saç Toniğini her sabah, Saç Bakım Yağını da haftada bir kez saç diplerine masaj yaparak uygulamak gerekiyor.

Aromaterapi masaj yağlarının genel özellikleri
Isıtıcı: Vücutta esneklik ve rahatlama sağlayan ısıtıcı etkili aromatik yağlar ile cildi besleyen, nemlendiren vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Spordan sonra, tutulan adalenin rahatlatılmasında masaj yapılarak uygulanır. Bileşimi: Kayısı Çekirdeği, Ceviz, Susam, Zeytin, Heliantus, Defne Yaprak, Karanfil, Nane, Okaliptüs Yağları ve E Vitamini.

Canlandırıcı: Cilde taze ve pürüzsüz bir görünüm veren aromatik yağlar ile cildi besleyen, nemlendiren, yenileyen vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Kuru ciltlerin günlük bakımında, güneş banyosu sonrasında, tüm vücuda ve yüze uygulanan masajlarda kullanılır. Bileşimi: Kayısı Çekirdeği, Tatlı Badem, Buğday Tohumu, Ceviz, Susam, Zeytin, Heliantus, Fesleğen, Sedir, Sardunya, Limon Yağları ve E Vitamini.

Sıkılaştırıcı: Kan dolaşımını hızlandıran, cilde sıkı ve sağlıklı görünüm kazandıran aromatik yağlar ile cildi besleyen ve nemlendiren vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Vücutta selülit içeren bölgelerde pürüzsüz görünüm istendiğinde masaj yolu ile uygulanır. Bileşimi: Kayısı Çekirdeği, Üzüm Çekirdeği, Ceviz, Susam, Zeytin, Heliantus, Biberiye, Ardıç, Adaçayı, Okaliptüs, Mersin Yağları ve E Vitamini.

Rahatlatıcı: Moral ve rahatlık hissi veren, stresten arındıran, yatıştırıcı etkili aromatik yağlar ile cildi besleyen, nemlendiren vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Tüm vücuda masaj yolu ile uygulanır. Bileşimi: Kayısı Çekirdeği, Ceviz, Susam, Zeytin, Üzüm Çekirdeği, Heliantus, Lavanta, Turunç, Bergamut, Sardunya Yağları ve E Vitamini.

Afrodizyak: Vücut, zihin ve ruh uyumunu sağlayan, duyguları harekete geçiren aromatik yağlar ile cildi besleyen, nemlendiren vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Tüm vücuda, özellikle uyumadan önce masaj yapılarak uygulanır. Bileşimi: Kayısı Çekirdeği, Ceviz, Susam, Zeytin, Heliantus, Ylang Ylang, Sandal Ağacı, Zencefil, Paçuli, Sedir Yağları ve E Vitamini.

Bitkisel saç bakım ürünlerinin genel özellikleri
Saç Toniği-Güçlendirici: Saç dökülmesini önleyen, güçlendiren, sıklaştıran, saç tellerini kalınlaştırıp sağlamlaştıran bitkisel ekstreler ve vitaminler içerir. Her sabah saç diplerine nemlendirecek kadar uygulanır. Parmak uçları ile saç diplerine masaj yapılır. Durulanmaz, şekil verilerek saçı gün boyu beslemesi sağlanır. Bileşimi: Deiyonize Su, Alkol, Gliserin, B3 ve B5 Vitaminleri, Civanperçemi, Isırgan, Adaçayı, Ihlamur, Papatya ve Biberiye Ekstreleri.

Saç Bakım Yağı-Besleyici: Yıpranmış saçları onaran, dökülmesini önleyen, güçlendiren, parlaklık ve sağlıklı görünüm veren aromatik yağlar ile besleyen, nemlendiren, koruyan vitamin ve bitkisel yağlar içerir. Haftada bir kez tüm saç diplerine parmak uçları ile ovularak uygulanır. Tüm saça yedirilir. Saçta en az 2 saat bekletildikten sonra Otacı Şampuan ile yıkanır. Bileşimi: Zeytin, Susam, Ceviz, Tatlı Badem, Buğday Tohumu, Hint, Heliantus, Defne Yaprak, Ardıç, Mersin, Biberiye, Çörekotu, Nane, Adaçayı Yağları ve E Vitamini.

ACI BADEM YAĞIÖksürük kesici idrar arttırıcı, kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanılır. Kuru ve çatlak cilt bakımında etkilidir. Stres ve yorgunluk için masaj yağı olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Protein, Şeker ve amigdalin içerir.KULLANILIŞI:Bir çay bardağı suya 2 damla damlatılarak günde 3 defa alınır. bilhassa bebeklerin kabızlıklarında badem yağı eşit miktarlarda bal ve pekmez ile karıştırılıp 4-5 saatte bir çay kaşığı verilirUYARI: Yüksek miktarlarda alınması zararlıdırSAKLAMA: Serin, ışıktan uzak ve ağzı sıkıca kapalı olarak, çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklanmalıdır.--------------------------------------------------------------------------ADAÇAYI YAĞIBebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.İÇİNDEKİLER: Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.KULLANILIŞI:Bir çay bardağı suya 3 damla damlatılarak günde 1 defa içilir. Yara üzerine direkt tatbik edilebilir.UYARI: Günde 3 damladan fazla içilmez. Fazla kullanımı epilepsi ve krampa yol açabilir.--------------------------------------------------------------------------ANASON YAĞIBebeklerde gaz giderici, mide gazı giderici,ter kesici ve idrar arttırıcı etkileri vardır. astım ve bayanlarda adet düzensizliklerinde hormon dengelenmesinde kullanılır. Cilt bakım ve temizliğinde kullanılır. On iki parmak bağırsağındaki yaralara da faydalıdır.İÇİNDEKİLER: Tuyon, sincol, barneol ve piren maddelerini içerir.KULLANILIŞI:2-10 Damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa kullanılır. UYARI: Daha yüksek miktarda alındığı zaman hafif bir sarhoşluk sonra uyku meydana getirir.--------------------------------------------------------------------------ARDIÇ YAĞIKalp yetmezliği soğuk algınlığı ve romatizmal hastalıklarda kullanılır. burkulma ve çarpma gibi kazalarda ağrı kesici ve hareket kabiliyetini arttırıcı özelliği vardır. Astım hastalarında ve idrar tutamayan çocuklarda faydalıdır.İÇİNDEKİLER: Organik asitler, glikoz, sakkaroz, juniperin, reçineli bileşikler ve acı madde içerir.KULLANILIŞI :Bir çay bardağı suya 5 damla damlatılarak alınır.Hamilelikte kullanılmamalıdır. Fazla alındığı taktirde böbrekleri tahriş eder ve idrar yollarında kanamaya sebep olur.--------------------------------------------------------------------------ARDIÇ KATRAN YAĞIArdıçın özel türünden elde edilen ardıç katranı yağı tüm mantar hastalıklarında cilt kaşıntılarında sedef ve egzamada varis ve ağrılarında uyuz ve benzeri tüm cilt problemlerinde kullanılır.İÇİNDEKİLER: Organik asitler, glikoz, sakkaroz, juniperin, reçineli bileşikler ve acı madde içerir.KULLANILIŞI:Kullanılacak doku defne sabunu ile yıkanır. İnce tabaka halinde cilde sürülür.--------------------------------------------------------------------------BERGAMUT ESANSIStres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemin! kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır. Ayrıca çayda lezzet ve koku verici olarak da kullanılır.KullanılışıDahilen; bir fincan suya 2-3 damla damlatılarak, günde 2 defa kullanılır. Haricen; cilde masaj yapılarak stres ve yorgunluğu giderici olarak kullanılır.--------------------------------------------------------------------------BİBERİYE YAĞIİdrar söktürür gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenler. Kolestrolü denetler.İÇİNDEKİLER: Kamfer, terpen, tanen, reçine, acı maddeler, saponin, cholin, glikozit, organik asitler, kafur.KULLANILIŞI:Bir fincan suya 2-3 damla damlatılır veya şekere damlatılarak günde 3 defa kullanılabilir. Sinüzite romatizmal ağrılara sivilceler üzerine sürülerek kullanılır.
BUĞDAY YAĞIHücre yenileyici, selülit için; yanık yara ve diğer cilt problemlerinde kırışıklıklarda etkili olarak kullanılır. Ayrıca hassas ve yıpranmış saçlar için faydalıdır. Cilt lekeleri güneş lekeleri ve doğum lekelerini giderir.İÇİNDEKİLER: B vitaminleri ve mineraller içerir.KULLANILIŞI:Dahilen; günlük bir çay kaşığı kulllanılır. Haricen; Saç için friksiyon cilt için masaj şeklinde uygulanır.--------------------------------------------------------------------------CEVİZ YAĞIKuru ciltlerde yumuşatıcı ve besleyici etkiye sahiptir. Doğal nemlendiricidir. Saç diplerini ve saçları besler. Ayrıca romatizmaya iyi gelir. Güneşte bronzlaştırıcı olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: %70 civarında yağ taşıdığı saptanmıştır.KULLANILIŞI:Haricen cilde masaj şeklinde uygulanır.--------------------------------------------------------------------------ÇÖREK OTU YAĞIİdrar ve süt arttırıcı iştah açıcı, adet söktürücü etkilere sahiptir. Ayrıca astımı şeker, romatizma tedavisinde ve grip döneminde bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun dirençli tutulmasını sağlar. Hemoroide faydalıdır. Saçı besler dökülmesini önler.İÇİNDEKİLER: Tanen, saponinler, alkaloidler, nigellin ve connigellin içerir.KULLANILIŞI:Günde 3 defa 1 fincan suya 4-5 damla damlatılarak içilir.. Ayrıca saç dökülmesi ve kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde kullanılır.Sinüzit için sabah akşam buruna 1-2 damla damlatılır . --------------------------------------------------------------------------DEFNE YAPRAĞI YAĞIYemeklerde güzel koku vermek için kullanılır gargara yolu ile alındığında bademcik iltihaplarında soğuk algınlığına ve gribal enfeksiyonlara iyi gelir. Terletici ve Antiseptik özelliklere sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder. Ayrıca gaz giderici ve kan gevşeticidir.İÇİNDEKİLER: Cineol, evgenol, graniol ve pinenler içerir.KULLANILIŞI: Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak. Günde 2 defa içilir. Parmak uçlarıyla friksiyon şeklinde kullanılır.Gebelikte kullanılmamalıdır. Kızdırıcı özelliği nedeni ile cilt üzerinde kullanılırken dikkat edilmelidir.--------------------------------------------------------------------------DEFNE UÇUCU YAĞIYemeklerde güzel koku vermek için kullanılır. Gargara yolu ile alındığında bademcik iltihaplarında soğuk algınlığına ve gribal enfeksiyonlara iyi gelir. Terletici ve antiseptik özelliklere sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder. Ayrıca gaz giderici ve kan gevşeticidir.KullanılışıDahilen; bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 2 defa içilir. Haricen; parmak uçlarıyla friksiyon şeklinde kullanılır. (Gebelikte kullanılmamalıdır. Kızdırıcı özelliği nedeniyle cilt üzerinde kullanılırken dikkat edilmelidir.)--------------------------------------------------------------------------FINDIK YAĞIKuru ve yıpranmış ciltlere rahatlıkla uygulanır varis ve saçkıran hastalığı içinde faydalıdır. Doğum öncesi, Doğum sonrası cildin esnekliğini sağlamak ve cilt çatlağını önlemek amacıyla masaj yapılarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Sabit yağ, fosfor kalsiyum, protein ve şeker içerir.KULLANILIŞI:Masaj olarak kullanılır. Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır.--------------------------------------------------------------------------GÜL YAĞIAğrı kesici, keyif verici, uyutucu, öksürük kesici etkileri vardır.Kabızlık ve tansiyon düşmesinde etkilidir. Ayrıca saç uzatıcı ve besleyici etkiye sahiptir.İÇİNDEKİLER: Papaverin, kodein tebain, narsoin ve morfin içerir.KULLANILIŞI:Haricen cilde masaj şeklinde uygulanır. Bir çay bardağı suya 10-15 damla damlatılarak gargara yapılır.
HAŞHAŞ YAĞIAğrı kesici, keyif verici, uyutucu, öksürük kesici etkileri vardır.Kabızlık ve tansiyon düşmesinde etkilidir. Ayrıca saç uzatıcı ve besleyici etkiye sahiptir.İÇİNDEKİLER: Papaverin, kodein tebain, narsoin ve morfin içerir.KULLANILIŞI:Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.Saça friksiyon şeklinde uygulanır.--------------------------------------------------------------------------HAVUÇ YAĞIUltraviole (UV) ışınına karşı vücut bağışıklığını arttırır . Cildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Hücre yenileyici İdrar arttırıcı kan temizleyici kan yapıcı ve kollestrolü düzenleyici etkileri sahip olduğu bilinmektedir.Ayrıca ses tellerine faydalıdır. güneş yağları da bronzlaştırmayı kolaylaştırır.İÇİNDEKİLER: Uçucu yağ, sabit yağ, şeker, A vitamini, karotin ve rezin içerirKULLANILIŞI:Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.--------------------------------------------------------------------------HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞIHazım kolaylaştırıcı bulantı ve kusmayı giderici etkiye sahiptir.İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeni ile haricen eklem ve kas ağrılarına romatizmaya karşı kullanılır. Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir. Saç dökülmesinde etkilidir. Ayrıca pastalarda esans olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Myristicin içerir.KULLANILIŞI:2-3 Damla bir fincan suya damlatarak kullanılır. Uygulanacak yere defne sabunu ile temizlenir. Bol miktarda yedirilerek tatbik edilir. Ayakta oluşan mantar hastalıklarında da sürülerek kaşıntı önlenir. Masaj yapılarak cilt altında toplanan yağ ve toksit maddelerin terleme yolu ile dışarı atılmasını sağlar. tedaviUYARI: Gebelikte kullanılmaz.--------------------------------------------------------------------------ISIRGAN TOHUM YAĞISaç dökülmesinde romatizma hücre yenileyici kan temizleyici, miyom küçültücü olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Potasyum tuzları, organik asitler, histamin ve asetilkolin içerir.KULLANILIŞI:Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak günde 2 defa kullanılır. Haricen cilde masaj yapılarak kullanılır. Saç diplerine friksiyon yapılır.--------------------------------------------------------------------------JOJOBA YAĞICildi yumuşatır. Çizgileri ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılır.Kuru ciltleri nemlendirir. Akneleri giderir. kuru ve kırık saçları besler parlaklık verir. Saç şekillendirici olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Tohumlarında %50 oranında yağ içermektedir.KULLANILIŞI:Saçlara friksiyon yöntemi ile cilde masaj yapılarak kullanılabilir.--------------------------------------------------------------------------KANTARON YAĞIHazmı kolaylaştırıcı ve iştah açıcı özelliklere sahiptir. Ateş düşürücü etkisi vardır. Ülser ve gastritte iyileşmeyi hızlandırır. Bağırsak spazmlarını çözer. Bağırsak solucanlarını düşürür. Hemoroide faydalıdır. Yara ve yanıkları iz bırakmadan iyileştirir.İÇİNDEKİLER: Uçucu yağ, rezin, acı maddeler (glikozitler), reçine, pektin ve kolin içerir.KULLANIIŞI:Günde 2 defa öğle ve akşam yemeklerinden önce 5-6 damla alınmalıdır. Hemoroide dıştan sürülür.--------------------------------------------------------------------------KARABAŞ YAĞIKalbi kuvvetlendirir. Damar sertliğine kollestrol ve şekere faydalıdır. uykusuzluğu giderir. balgam söker zindelik verir egzama yaralarına iyi gelir. Sivrisinek kovucudur.İÇİNDEKİLER: Kafur, fenkon, borneol ve sineol içerir.KULLANILIŞI:Günde 2 şer damla sabah akşam yarım fincan suya damlatılarak kullanılır. Cilde sürülür.
KARANFİL YAĞIAğız ve mide kokularını giderir. Sinirleri uyuşturur antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir. Dişeti çekilmesi ve iltihaplarında faydalıdır. Haşere kovucudur.İÇİNDEKİLER: Uçucu yağ, sabit yağ ve tanen içerir.KULLANILIŞI:Dahilen 1 fincan suya 2 damla damlatılarak içilir.Diş ağrılarında pamuk üzerine damlatılarak diş üzerine tatbik edilir.Karanfil yağı cilde sürülmemelidir.--------------------------------------------------------------------------KAYISI YAĞIYüz temizliğinde kullanılır. Akneleri temizler. Cilde canlılık verir. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Parazit problemlerinde kullanılır. Pastalarda esans olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Tanen, zamk, şekerler, organik asitler, saponin ve anonin içerir.KULLANILIŞI:Haricen cilde pamukla tatbik edilir. dahilen, bir fincan suya 3 damla damlatılarak kullanılır.--------------------------------------------------------------------------KEKİK YAĞIBronşit, nezle, grip, solunum yolu rahatsızlıklarına dişe eti iltihaplarına iyi gelir. kurt düşürücüdür. Alyuvar oluşumunu arttırır. Şeker hastalığına iyi gelir. Yara ve yanıklara antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir.Gastrit gibi mide rahatsızlıklarına yardımcı olurİÇİNDEKİLER: Carvacrol, p-cymene, terphinene, caryophyllene, myrcene, linalool, thymol, terphinen-4-ol, thujene, pinene, camphene, borneol ve humulene içerir.KULLANILIŞI:2-3 damla yarım fincan suya katılarak veya şeker üzerine damlatılarak kullanılır. parmak uçlarıyla masaj şeklinde tatbik edilir. Fazla miktarda dahilen kullanımı sakıncalıdır.--------------------------------------------------------------------------KETEN YAĞIMenapoz sıkıntılarını giderir. Mide ağrılarını ve kabızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır. Sindirim sistemi iltihaplarında etkilidir. Zihin açıcıdır.İÇİNDEKİLER: Müsilaj, linamarin, doymamış yağ asitleri ve protein içerir.KULLANILIŞI:Bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir.--------------------------------------------------------------------------LAVANTA YAĞIİdrar arttırıcı ve romatizma ağrıları dindirici etkileri vardır. Baş ağrısı stres ve kas ağrıları için iyi gelir ayrıca güve ve sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanılır. Hassas ve yağlı ciltler için tavsiye edilir. akneleri ve vücuttaki kötü kokuları giderir. cilde sürüldüğünde ateşi düşürür. saçtaki sirkeleri gidericidir. Kozmetik amaçlı esans ve banyo yağı olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Pinen, cineol, borneol ve organik asitler içerir.KULLANILIŞI:Bir çay bardağı suya veya bir şeker parçası üzerine 3-4 damla damlatılarak alınır. ayrıca cilde masaj yapılarak kullanılır.--------------------------------------------------------------------------KAKAO YAĞIİdrarı söktürür.Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar.Böbrek iltihabını giderir. Besleyici,uyarıcı,iştah açıcı ve kuvvet vericidir.Haricen basur memelerini,kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için kullanılır. İçindekiler:Sabit yağ,tanen,nişasta ,şekerler,alkoitler(teobromin,kafein)taşımaktadır.KULLANILIŞI:Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veyayarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır. --------------------------------------------------------------------------LİMON YAĞIFerahlık verir. Grip ve soğuk algınlığına karşı korur. Hafızayı güçlendirir. Boğaz ağrısı mide yanması kan temizleme ve böbrek taşında , bağdokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Diş etini kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir. Cildi güzelleştirir. Vücuttaki istenmeyen yağların atılmasını sağlar.Tonik olarak kullanılır. mikrop öldürücüdür.. Böcek ve sinek ısırmalarında kaşıntı ve şişmeleri önler pastalara esans olarak kullanılır.İÇİNDEKİLER: Hesperidin, şekerler, C vitamini, müsilaj, malik ve sitrik asitler içerir.KULLANILIŞI:Balla tatlandırılmış suya 2 şer damla damlatılarak günde 3 defa gargara yapılıp yutularak kullanılır. Tonik olarak kullanımda bolca masaj yapılarak sürülür.
MELİSSA YAĞIYatıştırıcı, midevi gaz söktürücü terletici ve antiseptik etkilere sahiptir. Baş ağrısı ve migrende soğuk algınlığında , kas ağrılarında faydalıdır. Mide ülserine iyi gelir. Beyin damarlarını açar cilt temizliğinde cildi güzelleştirir.İÇİNDEKİLER: Tanen, sitral, sitronellal ve linolal içerirKULLANILIŞI:Günde 2-3 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak veya yarım çay bardağı suya 2-3 damla damlatılarak alınır.--------------------------------------------------------------------------MERSİN YAĞIYağlı tahriş olmuş ve iltihaplı ciltler için kullanılır. Hemoroid tedavisinde ve şeker hastalığına karşın etkilidir. Nefes açıcı özelliğe sahiptir. Gerginliğe ve uykusuzluğa iyi gelir. Adale kuvvetlendirici ve spor sakatlıklarında masaj için çok uygundur Astımlı hastalarda haricen infizyon şeklinde faydalıdır.İÇİNDEKİLER: Tanen, şekerler, strik ve maınik asit gibi organik asitler içerir.KULLANILIŞI:Dahilen günde 1 fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj şeklinde kullanılır.--------------------------------------------------------------------------NANE YAĞIMide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Sinirleri güçlendirir baş ağrılarına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır. Bağırsak solucanlarını temizler.İÇİNDEKİLER: Mentol, mentor, cadinen, pinenler, terpenler ve cineol içerir.KULLANILIŞI:Dahilen günde 3 defa bir şeker parçası üzerine 2-3 damla damlatılarak veya 1 fincan suya 2-3 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj yapılarak sürülür.Fazla miktarda kullanılması sakıncalıdır.--------------------------------------------------------------------------OKALİPTÜS YAĞIKabızlık, öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülite etkilidir.KullanılışıDahilen; bir fincan suya 5 damla damlatılarak balla tatlandırılıp içilir. Haricen; masaj şeklinde ve sinüzit için buğu şeklinde antiseptik olarak kullanılır.--------------------------------------------------------------------------PAPATYA YAĞIDuyarlı ve problemli ciltler için yaraları iyileştirici ve cildi besleyen özelliğe sahiptir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılır.İÇİNDEKİLER: Tanen, flavon glikozitleri, bisabolol, arzulen, terepen ve salisilik asit içerir.KULLANILIŞI:Bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak gargara yapılır. Cilde masaj şeklinde tatbik edilir.İçilmesi sakıncalıdır.--------------------------------------------------------------------------PORTAKAL YAĞIMide rahatsızlıklarını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Romatizmada faydalıdır. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kurutur. Tonik olarak kullanılır. Pastalara esans olarak kullanılır. Kan dolaşımını düzenleyicidir. Sinir yatıştırıcıdır.İÇİNDEKİLER: Şekerler, müsilaj, uçucu yağ ve bol miktarda C vitamini içerir.KULLANILIŞI:Dahilen yarım fincan suya 3 damla damlatılarak. Günde 3 defa kullanılır. haricen cilde masaj yapılarak sürülür.--------------------------------------------------------------------------REZENE YAĞIMidevi şişkinlik, hazımsızlık rahatsızlıklarını giderir. Gaz söktürücü ve anne sütünü arttırıcı etkisi vardır.Yara iyileştirici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderir.İÇİNDEKİLER: Anethol ve astragol gibi maddeler içerir.KULLANILIŞI:Dahilen bir fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen yara üzerine sürülerek kullanılır.
SARIMSAK YAĞIMikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler. Kalp adalesini kuvvetlendirir. Siyatik varis romatizma, mafsal iltihabında faydalıdır. ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler, saçkıran hastalığına iyi gelir.İÇİNDEKİLER: Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz) vitaminler (A, B ve C), allicin ve sarımsağa özel koku veren kükürtlü yağ içermektedir.KULLANILIŞI:Bir fincan suya, 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir. Cilde masaj şeklinde uygulanır.--------------------------------------------------------------------------TATLI BADEM YAĞIKuru ve çatlak ciltleri çok olumlu etkiler ve pürüzlerini giderir. Ayrıca saç besleyici olup dökülmesini önler. Kabızlık giderici özelliğe sahiptir.İÇİNDEKİLER: Protein ve şeker içerir.KULLANILIŞI:Saç diplerine parmak uçlarıyla friksiyon yapılır. Kabızlık için günde 1 çay kaşığı içilir.--------------------------------------------------------------------------SUSAM YAĞIDahilen müshil, haricen ise özellikle kuru ciltlere kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla kullanılır. Şeker hastalığında da kullanılmaktadır. yanıklarda iyileştirme özelliği vardır.İÇİNDEKİLER: Oleik, palmitik, linoleik, stearik ve miristik asit içerir.KULLANILIŞI:Her sabah aç karnına bir çay kaşığı içilir. Müshil olarak ta bir çay kaşığı alınır. Cilde ve saça masaj şeklinde uygulanır.--------------------------------------------------------------------------ÇAM TEREBENTİN YAĞISolunum bel soğukluğunda ve idrar yolu hastalığında kullanılan etkili bir antiseptiktir. saçı besler. dökülmeyi önler kepeği gideriri. ve saçı kuvvetlendirir. Saç diplerinde mikro organizmaların oluşumunu engeller.İÇİNDEKİLER: Reçine asiti, kolofan ve pinen içerir.KULLANILIŞI:Günde 1-2 damla bir şeker parçası üzerine damlatılarak alınır. saç diplere masaj yaparak kullanılır. 200 gr lık şampuana 20 damla damlatılarak kullanılır.Böbrekte tahriş yaptığından böbrek rahatsızlığı olanlar içmemelidir.--------------------------------------------------------------------------MENEKŞE YAĞICilt hastalıkları, egzama, dermatit ve uyuzda kullanılır.Mikrop kırıcıdır. saç dökülmesine karşı etkilidir. Kuru saçları nemlendirir. Parlaklık ve canlılık verir. Kozmetik endüstrisinde kullanılmaktadır.İÇİNDEKİLER: Tanen, saponinler, flavon glikozitleri, vialamin ve emetin içerir.KULLANILIŞI:Cilde masaj yapılarak saça friksiyon şeklinde kullanılır.--------------------------------------------------------------------------YASEMİN YAĞIRomatizma ağrılarında, cilt besleyici temizleyici ve selülit giderici olarak kullanılır.KullanılışıHaricen; cilde masaj şeklinde uygulanır.
Banyo İçin Bitkisel EsanslarDefne uçucu yağıOkaliptüs yağıArdıç yağıLimon yağıRezene yağıBergamut yağıMelissa yağıLavanta yağıGül yağıAdaçayı yağıBiberiye yağıBanyo suyuna beş damla karıştırılır. Bu su ile masaj yapıp yıkanır.--------------------------------------------------------------------------Saç Bakımı - Kuru ve Cansız Saçlar İçin Badem yağıSusam yağıDefne gar yağıÇörekotu yağıMenekşe yağıZeytin yağıKekik yağıCeviz yağıHindistan Cevizi yağıKarıştırılıp saç diplerine ve saça yedirilir. İstenildiği kadar bekletilip yıkanır. Haftada 2 defa yapılır. --------------------------------------------------------------------------Saç Bakımı - Yağlı ve Cansız Saçlar İçin Portakal yağıÇam Terebentin es.Defne uçucu yağıBiberiye yağıMersin yağıPapatya yağıKarıştırılıp saç diplerine ve saça yedirilir. İstenildiği kadar bekletilip yıkanır. Haftada 2 defa yapılır. --------------------------------------------------------------------------Bronzlaşma Ceviz yağıKakao yağıKayısı yağıHavuç yağıFındık yağıBadem yağıBirbirine karıştırılır, bütün vücuda sürülür. Güneşte bekletilir. --------------------------------------------------------------------------Cilt Bakımı İçin Portakal yağıLimon yağıKayısı yağıGül yağıBuğday yağıPapatya yağıHavuç yağıJojoba yağıYasemin yağıIslatılmış pamuğa 1 çay kaşığı dökülür. Losyon şeklinde cilde sürülür. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır. --------------------------------------------------------------------------Selülit Tedavisi Zambak yağıKeten yağıArdıç yağıPortakal yağıBuğday yağıNane yağıSusam yağıYasemin yağıAnason yağıRezene yağıLavanta yağıLimon yağıBiberiye yağıJojoba yağıYosunlu sabunSelülitli bölgeye iyi bir masaj yapılarak sürülür. 2 günde bir yapılmalıdır. 1-2 saat sonra yıkanır.Hassas ciltler daha kısa bekletebilir. (Yosunlu sabunla yıkanır.) --------------------------------------------------------------------------Cilt Çatlakları Kakao yağıGliserin yağıKeten yağıBadem yağıSaf Zeytin yağıÇörekotu yağıKantaron yağıKayısı yağıMelissa yağıÇatlayan kuruyan bölgeye masaj yapılarak yedirilir. --------------------------------------------------------------------------Masaj Yağları Susam yağıAlabalık yağıKekik yağıLavanta yağıNane yağıGliserin yağıArdıç yağıJojoba yağıBiberiye yağıVücuda masaj yapmada kullanılır. Bütün vücut bu yağlarla ovulur. --------------------------------------------------------------------------Romatizma ve Ağrı Giderici Yağlar Kekik yağıDefne gar yağıAlabalık yağıKaranfil yağıPelesenk yağıSusam yağıSarımsak yağıPortakal yağıGliserin yağıÇam Terebentin es.Biberiye yağıOkaliptüs yağıAğrıyan bölge önce kolonyalı mendil ile silinir. Sonra ağrı yağları iyice yedirilerek sürülür. Sıcak havlu ile sarılır. 2-3 saat sonra yıkanabilir. --------------------------------------------------------------------------Sinirsel Başağrısı (Migren) Nane yağıPelesenk yağıPapatya yağıKekik yağıLavanta yağıŞakaklara ve alın bölgesine yağlar su ile yada ıslak pamuğa dökülerek (seyreltilerek) masaj yapılır.ALINTIDIR...

BİTKİSEL ZAYIFLAMA

Gönderen aaaaaaa 0 yorum


İŞTE ZAYIFLATAN BİTKİLER
GEREKLİ MALZEMELER ;* 30 gr ayrık kökü,* 30 gr arpa,* 30 gr mısır püskülü* 20 gr kiraz sapı* 1 Lt su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bütün malzemeleri, suyun içine koyup, bir kapta 10 dak kaynatın. Süzmüş olduğunuz bitki çayını, balk ve limonla tatlandırarak için
Reçete1: Malzeme:limon,greyfurt,bal,su
Hazırlanışı:3 tane limon ile 2 tane greyfurt,kabukları soyulmadan inci ince kesilir. üzerine, 4 su bardağı su konulur.15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir.15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür.sabah akşam , birer su bardağı içilir.
Reçete2: Malzeme:limon,şeker,su
Hazırlanışı:1 çay bardağı yeni sıkılmış limon suyuna 1 çorba kaşığı su ile 1 kahve kaşığı toz şeker konur.karıştırıldıktan sonra içilir.
Reçete3: Malzeme:papatya,limon,suHazırlanışı:4 bardak kaynak suya,1 çorba kaşığı ufalanmış paptya ve kabukları soyulmadan doğranmış 1 limon konur.6 saat bekletildikten sonra süzülür.saat 10:00,15:00 ''de birer çay bardağı içilir.
Reçete4: Malzeme:atkuyruğu(tilkikuyruğu,zemberekotu),su
Hazırlanışı:4 su bardağı kaynak suya 20 gram (1 çorba kaşığı) ufalanmış atkuyruğu konur. yarım saat bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür. saat 10:00,15:00 ve 21:00''de birer çay bardağı içilir.
Reçete5: Malzeme:kiraz çöpü, su
Hazırlanışı:6 bardak suya 1 çay bardağı dolusu kiraz çöpü konur.12 saat bekletilir. sonra 15 dakika kaynatılır ve yarım saat bekletilir.süzüldükten sonra saat 10:00,15:00 ve 21:00''de birer çay bardağı içilir.
Reçete6:Malzeme:biberiye(rosmarinus officinalis),su
Hazırlanışı:4 su bardağı saf sirkeye 1 avuç biberiye konur.10 gün bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.sabah akşam birer çay bardağı içilir.
Reçete7: Malzeme:kanavcıotu(adonis vernalis),su
Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ufalanmış kanavcıotu konur.20 dakika bekletildikten sonra süzülür. günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.
Reçete8: Malzeme:kereviz,domates,havuç,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 2 tane kerviz doğranır.15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. suyuna;1 su bardağı yeni sıkılmış domates suyu ile 1 su bardağı yeni sıkılmış havuç suyu konur.saat 10:00,15:00 ve 21:00''de birer çay bardağı içilir.
Reçete9: Malzeme:mısır püskülü,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 3 tutam mısır püskülü konur.15 dakik kaynatıldıktan sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.günde 3 kere birer su bardağı içilir.
Reçete10: Malzeme:ıspanak,mısırözü yağı,su
Hazırlanışı:1/2 kg ıspanak iyice temizlendikten sonra 4 bardak suya konup az haşlanır. süzüldükten sonra üzerine 3 çorba kaşığı mısırözü yağı konup yenir.
Reçete11: Malzeme:marul tohumu,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 1 tatlı kaşığı marul tohumu konur.5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.günde 2 kere birer kahve fincanı içilir
.Reçete12: Malzeme:limonsuyu,bal Uygulanışı: 1 hafta boyunca her gün;1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir. 2. hafta,her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir. 3. hafta, her gün; 1su bardağı limonsuyuna 1su bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir. 4. hafta, her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir. 5. hafta, her gün; 1,5 kahve fincanı limonsuyuna 1,5 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir. 6. hafta, her gün; 1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
Reçete13: Malzeme:yoğurt, patates
Hazırlanışı:10 gün süreyle ,sadece yoğurt ve patates yenir.
Reçete14:Malzeme:sarapna(smilax),su Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış saparna konur.5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.
Reçete15: Malzeme:aslandişi(karahindibâ),suHazırlanışı:4 bardak suya 4 çorba kaşığı ufalanmış aslandişi kökü konur.10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. sabah akşam birer kahve fincanı içilir.
Reçete16: Malzeme:enginar,akdiken(rhamnus),dulavratotu(arctium lappa),ayrıkotu(triticum repens),su Hazırlanışı:4 bardak sıcak suya 1 avuç ufalanmış enginar yaprağı ,1 avuç akdiken çiçeği, 1 avuç dulavratotu yaprağı ve ufalanmış kökü,1 avuç ayrıkotu konur.ağzı kapatıldıktan sonra 1 saat bekletilir. ayrı bir kapta ; 10 su bardağı su kaynatılır. daha önce hazırlanan karışım bu suyun içine süzülür.sonra temiz bir şişeye doldurulur.eritilmek istenen yerler, hergün bu suyla ovulur.
Reçete17: Malzeme:deniz yosunu(moss)Hazırlanışı:büyükçe bir kavanozu dolduracak kadar deniz yosunu toplanır.kavanozun ağzı kapalı olduğu halde 1 hafta bekletilir.hergün, bir parça alınıp, eritilmek istenen bölgelere sürülür.
Reçeteler uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar:*
Reçetelerde verilen miktarları aşmayınız!
* Uygulamak üzere seçtiğiniz Reçeteyi 14 günden fazla kullanmayınız.
* Çabuk zayıflamak için aşırışığa kaçmayınız!
* Yavaş yavaş zayıflayınız!
* Her gün , hiç olmazsa yarım saat yürüyünüz!
* Bütün dertlerinizden sıyrılıp neşeli olmaya gayret ediniz!
* Yazın, fırsat buldukça yüzün; kışın kolayınıza gelen beden hareketlerini yapın

EVDE KENDİ İMKANLARINIZLA YAPABİLECEĞİNİZ PRATİK VE
DOĞAL BAKIM ÜRÜNLERİ




Bal ve yumurta maskesiZenginleştirici maddelerle cildi besler ve özellikle kuru ciltleri nemlendirir. Cildi yumuşak ve pürüzsüz yapar. Cilt için soğuk kış günlerinde gerekli olan nemi sağlar. Hazırlaması kolay olan bu karışım aynı zamanda oldukça ucuza mal olur.
Malzemeler: • 1 çay kaşığı nemlendirici krem • 1 yumurta • 1 yemek kaşığı badem yağı • 1 yemek kaşığı bal Hazırlanışı: Yumurtanın beyazı ve sarısını ayırın. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştırın. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı katın. Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırpın ve yumurta sarısını karşıma katıp tümünü sürülebilecek kıvama gelene kadar karıştırın. Kullanımı: Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine yayın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından ılık suyla yıkayın.

Badem maskesiHer cilt tipine uygun olan badem sütü kan dolaşımını düzenlediği gibi aynı zamanda da cildi gererek canlandırır. Bu krem sayesinde pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz. Malzemeler: • 50 gr soyulmuş badem • 10 gr yulaf unu • 10 gr portakal aroması • Bir miktar süt Hazırlanışı: Önce bademleri iyice dövün. Ardından ılık su katarak bir karışım haline getirip yoğurun. Karışımın kaşıktan ayrılması zor olana kadar yoğurmaya devam edin. Yoğurma işleminden sonra karışıma yulaf unu ve portakal aromasını da katarak tümünü 1 saat 15 dakika bekletin. Karışım dinlendikten sonra biraz süt katın ve bir macun kıvamına gelmesini sağlayın. Kullanımı: Bu karışımla yüzünüze sürüp, yumuşak hareketlerle masaj yapın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından yüzünüzü bol suyla yıkayın.
Elma-krema maskesinormal ve kuru cilt içinKabuğu soyulan bir elma ince rendelenir ve 1 yemek kaşığı dolusu krema ile iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanır ve 10 dakika etkilemeye bırakılır.Salatalık maskesiyağlı cilt içinSoyulmuş salatalıktan kesilen 5 kalın dilim mikserde püre haline getirilir, 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı susam yağı, 1 yumurta sarısı iyice çırpılır ve hepsi mikserde iyice karıştırılır. Yüze, boyuna ve dekolteye uygulanarak,45 dakika etkilemeye bırakılır.Havuç maskesinormal cilt için1 yumurta sarısı,yarım tatlı kaşığı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı dolusu havuç suyu iyice karıştırılır. Yüze uygulanır ve 15 dakika etkilemeye bırakılır.
Limon peelingiyağlı cilt için
2 yemek kaşığı ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Sonra bolca ılık suyla yıkanır

CİLT LEKELERİ BENLER BİTKİ TEDAVİSİYLE NASIL YOK EDİLİR
Benler (Nevüsler)
Benler nedir?
Benler genellikle deriniz zararsız değişikliklerindendir. Tıp dilinde melanositik nevüs olarak bilinirler ve melanosit denen pigment hücrelerin (derinin rengini veren hücreler) çoğalması sonucu gelişirler.

Benler düz veya kabarık olabilirler. Renkleri pembeden kahbverengi siyaha kadar değişebilir. Benlerin sayısı genetik olarak ve güneşe maruz kalmanın derecesine bağlı olarak değişir. Benler ne zaman oluşurlar ve nasıl gelişirler?
Benler doğumda mevcut olabildikleri gibi genellikle çocukluk yaşında gelişirler. Erken evrede nevüs hücreleri derinin üst tabakası (epidermis) ile derinin orta kısmı (dermis) arasındadır. Bu nevüslere Junctional nevüs denir. Bu benler düz ve renklidirler. Benler geliştikçe nevüs hücreleri dermise de yayılır(compound nevüs) veya sadece dermiste bulunurlar (dermal nevüs). Bu benler kalınlaşmıştırlar ve sıklıkla deri yüzeyinden kabarıktırlar.Renkli omayan dermal nevüsler sellüler nevüs olarak adlandırılırlar. Bazı nevüsler ise oldukça koyu mavi renktedirler ve mavi nevüs adını alırlar. Benler güneşe maruz kalındıktan sonra ve gebelikte koyulaşırlar. Erişkin çağda renklerini kaybeder ve yaşlılık döneminde tamamen ortadan kalkabilirler.
Ben tipleri nelerdir?
Doğumsal pigmente nevüs
Doğuşta mevcut olan bir ben konjenital pigmente nevüs olarak adlandırılır. % 1 bebekte bu benler görülür. Boyutları birkaç milimetreden vücudun çok geniş alanlarını kaplayacak kadar olabilir. Özellikle çok geniş olanlarının melanom denen bir cilt kanseerine dönüşme olasılığı vardır.
Halo nevüs
Bazı benlerin etrafı beyaz bir halka ile kaplıdır. Bu tip benler çocuklukta ve ergenlik döneminde görülür. Herhangi bir zararları yoktur ve zamanla ortadaki ben ve beyaz halka ortadan kalkar. Bazen renk değişikliği melanom denen cilt kanserinde de görülebilir, eğer şüphe duyulursa biopsi almak gerekebilir.
Çiller
Çiller küçük açık kahve renkli düz deri lekeleridir ve genellikle açık renkli kimselerde görülürler. Genellikle güneşe maruz kalınan alanlarda bulunurlar ve yaz aylarında renkleri koyulaşır. Sıradışı benler
Sıra dışı benler Clark Nevüs (Atipik nevüs) olarak bilinrler. Bu benler normal olmayan görüntüdedirler. Kenarları düzensiz, büyük boyutta, sıklıkla melanom denen cilt kanserine benzer şekildedirler, fakat çoğunlukla selimdiler. Kaygı uyandıran görünümlerinden dolayı gerekli olmadığı halde cerrahi olarak çıkarılabilirler. Sıradışı benleri olan kişiler özellikle ailelerinde melanom denen cilt kanseri var ise melanona yakalnma açısında risk taşırlar.
Benlerdeki değişiklikler neyin belirtisi olabilirler?
Melanoma derinin pigment (boya) hücrelerinden kaynaklanan kanseridir. Eğer bir ben büyüklüğünü, şeklini veya rengini değiştirirse ve ya erişkin dönemde yeni bir ben çıkarsa muhakkak bir dermatoloji uzmanı tarafından incelenmelidir. Dermatologlar dermatoskopi denen bir yöntemle benlerin görüntüsünü büyüterek inceleyebilirler ve eğer gerekirse biyopsi de alabilirler.
Benler nasıl tedavi edilir?
Bir çok ben zararsız olması ve çıkarılmasına gerek olmamasına rağmen aşağıdaki durumlarda tedavi edilmelidir.
K anser olasılığı var ise : Bir benin yapsısı düzensizse, çevreye doğru yayılıyor ve rengini değiştiriyorsa tedavi edilmelidir.
Eğer bir ben kıyafetlerin, tarağın ve tıraş bıcağının bene zarar verebileceği yerlerde ise çıkartılmalıdır.
Kozmetik nedenler
Benler hangi yöntemlerle tedavi edilir?
1.Traşlama şeklinde biyopsi
Deriden kabarık bir ben bu yöntem ile kolaylıkla edavi edilebilir. Deri lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra bir cerrahi bıcak veya koter ile çıkartılır. Yara düz beyaz bir leke bırakarak iyileşir.
2.Benin cerrahi olarak çıkartılması
Bu yöntem ben düzse veya melanom dediğimiz cilt kanseri şüphesi var ise kullanılır. Deri deki ben tam kalınlığı ile çıkarılır ve sonrada dikiş atılır. Çıkarılan ben patolojik incelemeye gönderilir. Cerrahi yapılan yerde ince bir çizgi şekinde iz kalabilir.
Benlern üzerinde çıkan kıllar traş edilebilir. Cımbızla alınması benin altında inflamasyona yol açarak ağrılı şişliğe neden olabilir.
Deri nasıl muayene edilmelidir?
Ayda bir kişisel cilt muayanizi yapınız: Benlerinizde bir değişiklik görürseniz veya yeni bir benin çıktığını farkederseniz bir Dermatoloğa başvurunuz.
Çok sayıda beniniz, atipik beniniz, daha önceden olan deri kanseriniz var ise veya doktorunuz önerdiyse düzenli olarak muayene olunuz.
Çok sayıda ben ve sıradışı ben var ise fotograf ile kayıt almak faydalı olabilir. Dermatoskopi denen bir yöntem ile benlerin fotografları alınarak, benlerdeki melanom habercisi olabilecek değişiklikler kolaylıkla saptanabilir.
Cilt kanserinden nasıl korunulur?
Güneşten korunma oldukça önemlidir.
uzun kollu gömlek, uzun pantolon ve etekler, şapka giyilmelidir.
güneşten koruyucu kullanın. Koruma faktörü 30 ve üzerinde olan güneşten koruyucuları sık olarak güneşe maruz kalan alanlara uygulayın.
Kaşıntı

Kaşıntı kaşınma arzusu uyaran bir duygudur. Kaşıntı kişiyi oldukça rahatsız edebilir. Şiddetli olduğunda uykusuzluğa, gerginliğe ve depresyona neden olabilir. Kaşıntının gerçek nedeni bilinmemektedir. Derideki sinirler etkilenerek, histamin adlı bir kimyasal salgılanınca, beyinde kaşıntı duyusunu oluşturur. Kaşıntı bazen bir cilt hastalığı ile birlikte olabilirken, bazen de bir iç hastalığının belirtisi olabilir. İç organ hastalığı bulunmayan diğer kaşıntılı hastalarda kaşıntının nedeni psikolojik olabilir.
Kimlerde kaşıntı vardır?
Kaşıntının çok belirgin rahatsızlık verdiği bir çok deri rahatsızlığı vardır. Örneğin kurdeşen, su çiceği ve egzema da kaşıntı vardır. Bazı deri hastalıklarında ise döküntü olmadan kaşıntı olabilir. Yaşlılarda görülen kuru deriye bağlı kaşıntı bunun bir örneğidir. Bu kaşıntı özellikle kışın atar ve deride başka bir bulgu yoktur. Kaşıntının nedeni genellikle kuru cilt olmakla birlikte bazen kaşıntının nedeni bir iç hastalığı da olabilir. Derinin uyuz gibi bazı parazitik hastalıklarında da oldukça kaşıntı mevcuttur. Dermatoloji uzmanları bu hastalıklara muayene ile kolaylıkla tanı koyabilirler. Eğer bir bende kaşıntı var ise bu benin kansere dönüştüğünün bir belirtisi olabilir. Bu durumda tanı koyabilmek için biyopsi yapmak gerekebilir.
Kaşıntıya neden olabilecek bir çok iç hastalığı vardır. En sık rastlanılan böbrek yetmezliğine bağlı kaşıntıdır. Hepatit C yi de içeren karaciğer rahatsızlıkları, guatr ( tiroid bezinin fazla veya az hormon salgılaması) da kaşıntı nedenleri arasındadır. Demir eksikliği, polistemia vera ve multibl myeloma gibi kan hastalıklarında da kaşıntı olur. Ara sıra lenfomalarda da kaşınyı görülebilir. İnme gibi nörolojik tablolarda da kaşıntı olabilir.
Kaşıntı nasıl tedavi edilir?
Doktorunuz öncelikle kaşıntının nedenini araştırır. Dikkatli bir cilt muayenesi, kan testleri, gerekirse biyopsi yapar. Eğer kaşıntı egzema veya kurdeşen denen bir cilt hastalığından kaynaklanıyorsa bu hastalıkların tedavisi kaşıntıyı giderir. Eğer hastalık bir iç hastalığından kaynaklanıyorsa kaşıntı giderici haplar ve ultraviyole tedavisi kullanılır. Kaşıntının bir çok nedeni olmasına rağmen bir çok tedavisinde temel bir kaç uygulama vardır. İlk olarak sıcak banyo ve duş yasaklanmalıdır. Hafif ve ince kıyafetler ve serin bir ortam kaşıntınıyı azaltır. Sabunlar derinizi kuruturlar, bu nedenle hassas ciltler için olan uygun sabunları kullanınız. Banyoda iyi durulanınız, sabun artığı kalmamasına dikkat ediniz. Banyodan çıktıktan 2-3 dakika içinde nemlendirici uygulayınız. Su çiçeği ve böcek ısırıklarına bağlı su kabarcıklı hastalıklarda kalamin içeren losyonlar iyi gelebilir. Kaşıntı oldukça rahatsızlık verebilen bir durum olabilmekle beraber genelde tedaviye iyi cevap verir.
Alerjik Kontak Dermatit
Bu durum deri ile temas eden çeşitli maddelerin sebep olduğu bir hastalıktır. Alerjik kontak dermatite neden olan maddelere alerjen denilir. Eğer bir kişi bu alerjene karşı alerjik ise, bu alerjen ile temas kaşıntı ve küçük su dolu kabarcıklara neden olur. Bu tablo ise alerjik kontakt dermatit olarak adlandırılır.
Asitler, alkali, çözücü, kuvvetli sabun ve deterjanlargenelde alerjik kontakt dermatite neden olmaz. Bu kuvvetli kimyasallar herkesin derisinde reaksiyon oluşturur. Bu maddelere irritan denilir. Bazı kimyasal maddelerhem alerjen, hem de irritan yapıda olabilir.
Dermatitin görüntüsü nasıldır?
Genellikle deri kırmızı, ödemlidir ve su dolu kabarcıklar vardır. Bu kabarcıklar patlayarak, pullanma ve kabuklanmaya ile kaplıdır. Daha sonra deri rengi koyulaşır ve derinin kabalaşır. Alerjik kontakt dermatiti diğer döküntülerden ayırmak zordur. Nedenin saptanması
Hastanın evde veya işyerinde derisi ile temas eden maddeler dermatoloji uzmanı tarafından sorgulanır. Bir çok kontakt dermatit, döküntünün yerleşimi ile tanınır. Bazen fizik muayene ve sorgulama ile alerjen saptanamaz, bu durumda Dermatoloji Uzmanları alerjik patch (yama) testi uygularlar. Patch test temas eden alerjeni tespit etmek için kullanılan kolay ve güvenli bir testtir. Olası alerjenin ufak bir miktarı deriye uygulanıp bantlanır ve iki gün sonra test bölgesi açılır. Alerji olduğunda yama testinin uygulandığı alanda küçük kırmızı bir döküntü olur.
Sık rastlanılan alerjenler nikel, lastik, boyalar, koruyucular, parfümler ve bazı bitkilerdir.
Nikel Dermatiti
Nikel bir çok metal eşyada bulunan bir maddedir. Bir çok krom kaplı obje, hassas kişilerde reaksiyon oluşturabilecek miktarda nikel içerir. Paslanmaz çelikten yapılan eşyalar nikel içerirler, fakat bu nikel sıkı bağlandığından nikel hassasiyeti olan kişiler için güvenlidir.
Nikel içeren küpeler kulak memesinde alerjiye neden olurlar ve nikel alerjisi bulunan kişilerde sıklıkla problem olurlar. Kulak delmek için kullanılan iğneler veya küpe takılması ile alerji başlar. Kulağı delmek için yalnızca paslanmaz steril iğneler kullanılmalıdır. Delme işleminden sonra en azından üç hafta nikel içermeyen küpeler kullanılmalıdır.
Kıyafetlerdeki düğme, fermuar ve klips ve benzeri metal aksesuarlar nikel içerirler ve alerjiye neden olabilirler. Nikel hassasiyeti bulunan kişiler kıyafetlerinde naylon aksesuarlar kullanmalıdır.
Nikel hassasiyeti bulunan kişilerde terleme dermatiti şiddetlendirir. Nikel içeren objelerin terli bir deriye temasından 15-20 dakika sonra deride kaşıntı başlar: Döküntü bir iki gün içinde gelişir. Eğer terleme yok ise aynı objelerin saatlerce teması herhangi bir probleme neden olmaz.
Lastik
Lastikten yapılmış ürünler sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Lastiğe eklenen kimyasallar reaksiyona neden olabilir. Lastik, özellikle de latex kaşıntı, yanma ve kurdeşen gibi ani alerjik reaksiyona neden olabilir. Bazı kişilerde kaşıntı, gözde yaşlanma ve nadiren nefes darlığı oluşabilir. Bu durum sağlık çalışanları gibi latex eldiven giyenlerde sıktır. Lastik eldivenler eldivenin altındaki deride dermatite neden olur. Pudrasız eldivenler daha az alerjeniktir. Lastik alerjisi bulunan bir çok kadın ev işlerinde pamuk astarlı eldiven kullanmalıdır. Ayakkabılarda bulunan lastik materyaller ayaklarda alerjiye neden olabilir. Bu kişiler lastik içermeyen ayakkabılar giymelidir.Ayakkabılardaki yapıştırıcılar da probleme yola açabilir. Deri ayakkabılar da bile yapıştırıcılar kullanılır.
Saç Boyaları
Bir çok kişi saçlarını herhangi bir zorluk taşımadan boyar. Bununla beraber bazı kişiler parafenilendiamine(PPD) karşı hassastırlar. PPD kalıcı saç boyalarında kullanılan bir maddedir. Bu madde saça uygulanmadan evvel peroksit gibi bazı kimyasallar ile karıştırılır.
PPDye alerjisi bulunan kişiler kalıcı saç boyalarını kullanmamalıdır. PPD ye alerjisi olan kişilerin ¼ ü yarı kalıcı boyalara karşı da alerjiktir. Bu nedenle uygulanmadan evvel pakette anlatıldığı gibi patch (yama) testi uygulanmalıdır.
PPD ye alerjik bir çok kimse kalıcı olmayan boyaları kullanmalıdır. Bununla beraber az sayıda kişi bu maddelere karşı da hassasiyet gösterebilir.
Bazı kıyafetler PPD içerirken , bazı giysiler de PPD'ye karşı çapraz reaksiyon gösteren boyalar içerebilir. Bunun sonucu olarak bu kişiler özellikle naylon ve polyester gibi sentetik maddelerden yapılmış, siyah renkteki elbiseleri giyemez.
PPD ye hassasiyet gösteren olguların % i PPD ile ilişkili olan ve lokal anestezi için kullanılan benzokain maddesine karşı alerjiktir. Neomisin
Neomisin bir çok antibiyotikli krem, pomad, losyon , göz ve kulak damlaları da bulunan bir antibiyotiktir. Bazen diğer antibiyotikler ve kortizon ile kombinasyon halinde bulunabilir. Bu ilaçları herhangi bir nedenle kullanan kişilerin bazılarında alerjik reaksiyon gelişebilir.
Deri Bakın Ürünleri
Parfüm, losyon ve kozmetikler alerjik kontakt dermatite neden olabilir. Bazı kişiler kozmetik ürünlerdeki koku maddelerine hassastır. Diğer bir kısım hastalar ise kozmetik maddelere bozulmayı engellemek için konulan Koyuyucu maddelere karşı alerji gelişebilir.
Koku veren maddeler karşı alerjisi olanlar kokusuz kozmetik ürünleri kullanmalıdır. Fakat kokusuz ürünler bile, içerdikleri kimyasalların kokusunu gidermek amacıyla eklenen kokuları ihtiva edebilir. Gerçekten prezervatif (koruyucu) madde içermeyen ürün çok azdır. Koruyuculara karşı olan alerji patch (yama) testi ile saptanabilir.
Kromatlar
Krom içeren kromatlar sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Kromatlar çimento, deri, bazı kibritler, boyalar ve paslanmayı giderici ürünlerde bulunur. Bu madde ile temas, otomobil, kaynak, çimento, döküm işleri, yol yapımı işleriyle uğraşanlarda sıktır. Kromatlar açık kahve renkteki deri ayakkabı ve kıyafetlerin yapımında da kullanılır. Ayakkabı dermatitleri kromat içeren deri ürünlerinin kullanılması sonucunda oluşur.
Tedavi
Alerjik kontakt dermatiti olan kişiler aşağıdaki kurallara uymalıdırlar:
Reaksiyona neden olan maddeden uzak kalınmalıdır. Dermatoloji uzmanları etken olan maddeler ve bunlardan korunma konusunda hastalarını bilgilendirir.
Alerjen maddeyi içermeyen ürünler kullanımı alerjik reaksiyon gelişimini engeller. Dermatoloji Uzmanınızdan bu ürünler hakkında bilgi alınız.
Güneş ve Cildimiz
Ultraviyole radyasyonun zararları anlaşılmadan önce güneş ışığının sağlıklı yaşam için gerekli olduğu bilinirdi. Gerçekten güneş ışığının bazı hastalıkları tedavi edici özelliği vardır. Fakat güneşe fazla maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Fazla güneş, yanık, kırışıklıklık, çil, kılcal damar genişlemesine ve deri kanserine neden olur. Bazen de kızarıklık ile seyreden alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Güneş Işınları
Güneş görünen ve gürünmeyen ışınları saçar. Görünmeyen ışınlar ultraviyole (morötesi) A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) olarak bilinir ve bir çok probleme bu ışınlar neden olur. Bu ışınlar bronzlaşmaya, güneş yanığına ve güneş hasarına neden olur. Güvenli bir UV ışını yoktur. Tehlikeli UV ışınları yaz ayında yüksek rakımlı yerlerde ve ekvatora yakın bölgelerde daha yoğundur. Güneşin zararlı etkileri rüzgarlı havada ayrıca su, kum ve kardan yansıma ile artar. Bulutlu havada bile UV radyasyon yeryüzüne ulaşır ve deride hasara yol açar.
Güneşten korunma
Güneşten korunma, deri hasarının oluşmasını ve kanser riskini azaltır. Güneşten korunmak için güneşin yeryüzüne en dik geldiği saatlerde güneşe maruz kalınmamalıdır. Giysiler UV ışınlarına emer yada yansıtır, fakat beyaz gevşek dokunmuş, pamuklu bir kumaş ve deriyi sıkıca saran ıslak kıyafetler iyi bir koruma sağlamaz. Vücuda sıkı dokunmuş kıyafetler daha iyi koruma sağlar. Dışarı çıkarken geniş şapka ve gözlük takılması ve koruyucu kıyafetler giyilmesi önerilir. Eğer güneşe maruz kalınacaksa en az 15 faktörlü güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır. Güneşten koruyucular, güneş ışınlarına emerek, yansıtarak veya dağıtarak etkili olur. Merhem, krem, jel, losyon ve sprey şeklinde olabilir. Üzerinde SPF (sun protection factor = güneşten koruyucu faktör) numarası bulunur. Daha yüksek SPF numarası UVB ışınlarının neden olduğu güneş yanıklarına karşı daha fazla koruma sağlar. Bazı güneşten koruyucular geniş spektrumludurlar ki hem UVA hem de UVB ye karşı koruma sağlar. Bu koruyucular güneşin diğer etkilerinden de korunmayı sağlar. Bununla birlikte hiç bir güneşten koruyucu mükemmel değildir.
Güneşin etkileri
Güneş yanığı - Güneş yanığı oluşma riski güneş ışınlarının en güçlü olduğu 10.00- 16.00 saatlerinde en fazladır. Sıcak havalarda bu olasılık daha fazladır, çünkü sıcak UV ışınlarının etkisini arttırır. Fakat bulutlu günlerde de güneş yanığı oluşabilir.
Güneşten korunma kış aylarında da önemlidir. Kar güneş ışınlarının €ini yansıtır ve deride hasara ve güneş yanıklarına sebep olabilir. Dağda yapılan kış sporları güneş yanığı riskini arttırır, çünkü yüksek rakımlı yerlerde güneş ışınlarını bloke eden atmosfer daha incedir.
Eğer çok fazla güneşte kalınırsa deride bir kızarıklık meydana gelir ve bu kızarıklık 24 saatte maksimuma ulaşır. Şiddetli güneş yanıklarında deri hassasiyeti, ağrı, ödem ve su toplaması görülebilir. Ateş, halsizlik, mide rahatsızlığı ve şuur bulanıklığı şiddetli güneş yanıklarında meydana gelebilir, bu durumda dikkatli bir tıbbi takip gerekir.Eğer şiddetli bir güneş yanığı ve ateş varsa, dermatoloji uzmanı tarafından ağrı ve ödemi azaltacak ve enfeksiyondan koruyacak ilaçların kullanımını önerilir. Soğuk ve ıslak kompresler veya banyo ve rahatlatıcı losyonların kullanımı şikayetleri azaltmaya yardımcı olur.
Bronzlaşma - Bronz ten sıklıkla yanlış bir inanış olarak bir sağlık belirteci olarak bilinmektedir. Fakat Dermatoloji uzmanları bronz tenin güneş hasarı sonucu meydana geldiğini söylemektedir. Bronz ten güneş ışınları derimize girdiğinde, deride daha fazla melanin pigmenti (boyası) üretilmesi sonucu gelişir.
Solaryum kaynaklı ışınlar da, güneş ışınları gibi derimiz için zararlıdır. Bir çok solaryum cihazı UVA ışığı yayar. UVA ışığı ile yapılan araştırmalar, bu ışığın derinin daha derin tabakalarına indiğini ve de erken deri yaşlanması ve kanserinden sorumlu olduğunu göstermiştir. Yaşlanma - Açık havada çalışan insanların veya güneşten koruyucu kullanmadan güneş banyosu yapan kişilerin ciltleri sert, kaba bir görünüm alır ve bu kişiler olduklarından daha yaşlı görünür. Güneş yaşlılık lekesi dediğimiz lekelere ve ileride kansere dönebilen üzeri kabuklu deri değişikliklerine (aktinik keratoz) neden olur. Bu deri değişiklikleri güneşe maruz kaldıktan yıllar sonra ortaya çıkar.Yaşam boyu güneşe maruz kalma en fazla 20 yaşın altında olduğundan, çocukların güneşten korunması çok önemlidir.
Kırışıklıklar - kırışıklıklar doğrudan güneş ışığından etkilenir. Sigara içilmesi de kırışıklıkları arttırır. Dermatoloji veya estetik cerrahi uzmanları kimyasal peeling,laser cerrahisi, dermabrasyon ve çeşitli dolgu maddeleri ile bu kırışıklıkları tedavi edebilir. Deri Kanseri - Deri kanserlerinin  ından fazlası güneş gören yerlerde görülür. Yüz, boyun kulak, ön kol ve eller en sık görüldüğü yerlerdir. Deride en fazla görülen 3 kanser tipi Bazal Hücreli karsinoma, Squamöz hücreli karsinoma ve Melanomdur. Bazal hücreli karsinoma genellikle açık tenli kimselerde yüz , kulak, burun ve ağız etrafında görülür. Kırmızımsı bir yama şeklinde başlayabileceği gibi; pembe, kırmızı veya beyaz renkli kabarıklıklar şeklinde de başlayabilir. İyileşmeyen ya da kısmi iyileşen kabuklu yara şeklinde görülebilir. Bu tür kanserler erken yakalanırlarsa kolay tedavi edilir. Skuamöz hücreli karsinoma genellikle hafif pullu yama şeklinde veya kabarık karnabahar biçiminde görülebilir. Erken yakalanır ve tedavi başlanırsa kolay tedavi edilir. Nadiren tedavi edilmezse öldürücü olabilir. Melanom en tehlikeli olan deri kanseri türüdür. Genellikle etrafı düzensiz, koyu kahve veya siyah ben benzeri oluşumlar şeklinde görülebilir. Bazen kırmızı, mavi, beyazı da içeren çok renkli şekilde görülebilir. Bu tip kanserler vücudun herhangi bir yerinde meydana gelebilir ve ancak erken yakalanırsa tedavi edilebilir. Eğer erken tanınmazlarsa; vücudun diğer alanlarına yayılarak ölüme neden olabilir. Allerjik reaksiyonlar - Bazı insanlar güneşe maruz kaldıklarında alerjik reaksiyon geçirebilir. Bu reaksiyonlar güneş ile yalnızca kısa bir temas sonrasında görülebilir. Güneş alerjisinde kırmızı lekeler, kabarıklıklar ve su toplaması bulguları olabilir. Kullanılan kozmetik, parfüm, bitki, deriye uygulanan ilaç ve güneşten koruyucu kremler güneş ile birlikte alerjik reaksiyona neden olabilir. Doğum kontrol hapları, antibiyotikler, tansiyon ilaçları ve bazı depresyon ilaçları güneş ile birlikte çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız Dermatoloji Uzmanına başvurunuz. Hastalıklar - Uçuk, Zona ve nadir rastlanan bir hastalık olan Lupus eritematozus güneşle tetiklenebilir.Ultraviyole ışınları gözde de katarağa kadar gidebilen hasara neden olur. Güneşten Korunma Önerileri
En az 15 faktörlü geniş spektrumlu güneşten koruyucular dudak da dahil olmak üzere, tüm güneş gören alanlara, bulutlu havalarda bile uygulanmalıdır.
Suda iken veya terli iken güneşe maruz kalırsanız suya dayanıklı güneşten koruyucu kremler kullanınız.
Güneşten koruyucunuzu 1.5 saatte bir uygulayın.
Geniş şapka ve gözlük kullanın.
Gölgede kalmaya çalışın.
Güneşten koruyan sıkı dokumalı kıyafetler giyin.
Saat 10.00- 16.00 saatleri arasındaki açık hava aktivitelerinizi daha erkene veya geç saate alın.
Herkes güneşli günlerden hoşlanır. Bu önerilere uyarak güvenli bir şekilde açık havada kanser ve yaşlanma kaygısı olmadan çalışabilir ve zaman geçirebilirsiniz.
Cilt tipinize Göre Korunun
Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.Bu nedenle güneşin cildiniz üzerindeki etkisini tespit edip buna göre bir korunma yöntemi seçmenizde yarar var. 1- Aşırı hassas ciltler Beyaz bir ten, beyaz-sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar genelde bronzlaşamaz, güneşte kızarırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 5-10 dakikadan fazla kalmamalılar. Güneşlenirken yüzlerine koruma faktörü 35, vücutlarına da koruma faktörü 30 olan ürünleri sürmeli, güneşin en yoğun olduğu saatlerde (11.00 - 16.00) asla şapkasız ve güneş gözlüksüz dışarı çıkmamalılar.2- Hassas ciltler Açık renk ten, sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar, çabuk yanmalarına karşın çok zor bronzlaşırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 10 - 20 dakikadan fazla kalmamalılar. Güneşlenirken yüzlerine ve vücutlarına koruma faktörü 20 - 30 olan ürünleri sürmeli, mutlaka suya dayanıklı ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 15 olan ürünleri kullanabilirler. Saat 11.00 - 15.00 arasında güneşe çıkmaktan kaçınmalılar. 3- Az hassas ciltler Açık, pembemsi cilt, mavi veya yeşil gözler. Güneşlenirken kızarmalarına rağmen bronzlaşmayı başaramazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 15 - 25 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 10 olan ürünleri tercih etmeli ve saat 11.00 - 15.00 arasında gölgede veya şemsiye altında oturmalılar. Bronzlaşanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8 olan ürünleri de tercih edebilirler. 4- Normal ciltler Buğday tenli, koyu sarı veya kumral saçlar, mavi, yeşil veya kahverengi gözler. Genelde çabuk bronzlaşır ve güneş yanığına maruz kalmazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 20 - 30 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8, su sporları yaparken koruma faktörü 10 ve suya dayanıklı olan ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 6 olan ürünleri kullanabilirler. 5- Sorunsuz ciltler Esmer ten, koyu kumral veya esmer saçlar, kahverengi gözler. Çabuk bronzlaşır ve güneş yanığı nedir bilmezler. Ama yine de güneşe ilk çıktıklarında 30 - 40 dakikadan fazla kalmamalılar. Sorunsuz bir cilde sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 6 olan ürünleri tercih edebilirler. 6- Alerjik ciltler Cildin güneşe karşı alerjik olmasının nedeni; UVA ışınları ve serbest radikallerdir. Bu nedenle uzmanlar, güneşe karşı alerjik bir cilde sahip olanların, tatile çıkmadan üç hafta önce, haftada 2 - 3 kez solaryuma girmelerinde fayda olduğunu söylüyorlar.Alerjik olan ciltler, güneşlenirken koruma faktörü 20 - 25 olan ürünleri tercih etmeliler. Özellikle omuz, burun ve ayak tabanlarına bol miktarda koruyucu krem sürmeli ve her saat başı bunu tekrarlamalılar.
SİVİLCE (Akne Vulgaris) Nedir?
Cildinizin Rengini Bulun
Cilt tipi kadar cildin renginin de doğru bilinmesi gerekir. Öncelikle bilmeniz gereken cildin renginin pigment derecesine bağlı olduğudur.Açık renk ciltler soluktan pembeye, bejden gül pembesine kadar değişir. Koyu cilt rengi ise buğdaydan esmere, açık kahverenginden siyaha kadar gider. Siyah aslında genel bir deyimdir ve beyazdakinden daha fazla tonu kapsar.Cilt uzmanları cildin bir çok tonunun bulunduğunu, esmer ciltlerin 35 ton, beyaz ciltlerin ise 10 ayrı tonda dağılım gösterdiğini vurgulamaktadır. Cildin rengi, cildin yapısına ve niteliğine etki etmediği için cilt renklerine bağlı olarak farklı bakımların yapılmasına gerek yoktur. Yalnız açık renk ciltlilerin güneşten daha fazla etkilendiği için güneşe çıkarken daha çok korunmaları gerekir. Soğuk havalarda kuruyan esmer ciltler, grimsi bir renk alırlar. Genel olarak cilt ne kadar koyu renkteyse cildin yaşlanması da o kadar geç olur. Güneş, açık renk ciltlerin en büyük düşmanıdır. Bu tip ciltler kolay kurudukları için çok çabuk yaşlanırlar. Oysa koyu renk ciltlerde dengeli dağılmış olan pigmentler güneş ışınlarını engelleyen bir filtre görevi yapar. Bu tür yağlı cildin üstü nemi içinde tutan bir koruyucu sayılabilir. Koyu renk ciltler güneşte daha da koyulaşır ve yanarlar. Üstelik bu yanma beyaz tendekiler gibi kötü bir etki yaratmaz ve hemen soyulmaz. Cilt uzmanlarına göre; esmer tenlilerde akne, cilt kanseri ihtimali de açık renklilere kıyasla daha azdır.
Cildinizde Bahar Havası Essin
Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da baş gösteriyor. Hava kirliliği, stres ve klima İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının yarattığı hava kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde kullanılan klimalar da alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stresi de hafife almamak gerekiyor. Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin hazırlanıyor. Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak ve düzenli olarak uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ dengesini koruyan kremlere başvurabilir. Her iki durumda da önemli olan; cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler kullanmaktır. Kızarıklıklar engellenebilir Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok hassas. En çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekemsi renk değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor. Ağır vakalar ya da daha önce bu tür sorunları olanların uzman bir doktora başvurması doğru olur. Daha hafif kızarıklık durumlarında önlem almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan mümkün olduğunca koruyun. Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri ile yapılan kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen tarzı maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu ürünler kan dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini ağırlaştırırlar. Kozmetik ürünlerine dikkat Sürekli kullandığınız nemlendirici veya bakım kremi birden bire ters tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle ürünü kullanmayı bırakın. Bir güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz. Bunun dışında kullanmakta olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak test edilip edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin. Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın. Güneş lekeleri sizi üzmesin Tıbben kesin nedeni bilinmeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan kahverengi lekeler, mağdurlarını her yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin ilk katmanını soymanın dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur. Ancak önceden önlem alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden itibaren yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı kremler ve leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz. Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar var. Sivilceler ve akneler Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık ki bazen hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır geldiğinden pürüzsüz yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin başlayabilmesi için teşhisin doğru yapılması gerekiyor. Bundan dolayı bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur. Ayrıca kullandığınız toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine dikkat edin. Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren nemlendiriciler de yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih edin. Tabii ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve ilaçları aksatmamaya çalışınSivilce ya da yaygın isimlendirilmesi ile ergenlik sivilcesi yağ üreten bezlerin uzun süren ve tekrarlayan iltihabi bir hastalığıdır.Deride siyah noktalar, kızarık sivilceler, bazen derin kist ve nodüller, tedavi edilmediğinde de izlerle kendini gösterir. Çoğunlukla ergenlik çağında başlar. Bununla beraber ergenlik çağına has değildir ve yirmili otuzlu yaşlarda da başlayabilir. Kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülür. Bazen ergenlik çağından erişkine kadar uzun yıllar devam edebilir.Derinin yağlı bölgelerinde ortaya çıkar. Çoğunlukla yüz, boyun, sırt, göğüs, omuzlar ve bazen kalçalarda görülür. Tedavi ihmal edildiğinde iz kalır ve en çok yüz bölgesindeki izler estetik açıdan problem yaratır.Birden fazla faktörün biraraya gelmesiyle akne oluşur. Bunları başında kalıtım gelir. Diğer önemli faktör hormonal uyarıdır. Bir kez yağ bezinin boyun kısmı tıkanıp genişlemiş siyah nokta (komedon) oluştuktan sonra, propionibacterium acnes adı verilen ve normal şartlarda derimizde bizimle dost olarak yaşayan, az sayıdaki bakteri çoğalma fırsatı bulur ve aknenin artmasına katkı yapar. Akne bulaşıcı değildir. Hormonların etkisi hariç tutulursa herhangi bir iç organ hastalığının belirtisi de değildir. Hormonal etki yumurtalık ve böbreküstü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlar tarafından oluşturulur. Kan androjen hormon düzeyleri normal olsa da bu hormonlara deri duyarlılığı söz konusu olabilir ve yine akne oluşabilir. Kan androjen düzeyleri yüksekse bunun ayrıca araştırılması ve tedavisi gerekir. Kan hormon düzeyinin yüksekliği çoğunlukla tedaviye dirençli ve şiddetli akne meydana getirir ve bazen kıllanma ve saç dökülmesi gibi ek belirtiler de verir.Tedavilerde akneli kişinin bilmesi gereken püf noktalar: Akne uzun sürelidir, dolayısıyla uzun süre tedavi gerektirir.Akne tedavi edilmezse iz kalma riski artar.Kişinin evde yüzüyle oynaması, sıkması, kaşıması, iz kalma riskini artırır.

Kaşıntı nedir?
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
Benler ne şekilde görülebilirler?
Ciltteki renk değişiklikleri, deriden daha açık ve daha koyu olmak üzere iki şekilde görülür.Koyu renkli lekelerin nedenler nelerdir?
Bazı iyi huylu cilt benleri
Cilt kanseri (Melanom)
Güneş lekeleri
Gebelik lekeleri
Çiller
Mantar hastalıkları
Bu lekeler yaşamımızı tehdit etmemekle birlikte bir takım kozmetik problemlere sebep olmakta, hatta bazı kişilerin sosyal yaşamını da etkileyebilen bir takım psikolojik problemlere yol açabilmektedir.Bu lekeler ne şekilde tedavi edilirler?Bu tip cilt sorunlarının bazıları ilaçlarla tedavi edilirken, bazıları kimyasal peeling (cilt soyma işlemi) ile düzelmekte, bazılarınalaser, krioterapi (dondurarak tedavi), koterizasyon gibi müdaheleler uygulanabilmektedir.Yapılacak bu müdahalenin tecrübeli uzman hekimlerce yapılması alınacak kozmetik sonucun kalitesini etkilemektedir.
Sıklıkla karşılanılan koyu renkli lekeler hangileridir?
Sıklıkla karşılaştığımız, yüzde görülen koyu lekelerden biri gebelik lekeleridir. Kadınlarda yaygın olarak gebelik, doğum kontrol hapı veya östrojen hormonu kullanılması ile ortaya çıkar. Bu tip lekeler erkeklerde de gelişebilir. En çok alın, yanak ve dudak üzerinde görülür. Öncelikle doğum kontrol hapları kesilmeli, güneşe olabildiğince maruz kalınmamalı, şapka ve güneşten koruyucular kullanılmalıdır. Tedavisinde hidrokinon, azeleik asit veya kojik asit gibi kimyasal renk açıcılar veya günlük uygulanan peeling kremleri kullanılabilir. Ayrıca Dermatoloji Uzmanı tarafında kimyasal peeling uygulanabilir
Güneşin zararlı etkisiyle oluşan güneş lekeleri ve güneşe maruz kalındığında artan çiller de kimyasal peeling, kriyoterapi velaser ile tedavi edilebilir.
Ciltte görülen benler nasıl oluşur?
Ciltteki benlerin ise gelişim nedeni bilinmemekle beraber , bu benlerin sayısı genellikle kalıtsal olarak belirlenir ve sayıları birkaç taneden düzinelerceye kadar varabilir. Genellikle erken çocukluk yaşlarında ortaya çıkmaya başlar ve ergenlik çağında sayıları hızla artar. İlk önce küçük yassı noktalar şeklinde ortaya çıkar, daha sonra çapları büyüyebilir. Yıllar geçtikçe kabarıklaşabilecekleri gibi düz de kalabilirler. Benlerin yüzeyi pürüzsüz, pürtüklü, hatta böğürtlen benzeri olabilir, üzerlerinde kalın koyu renkli kıllar bulunabilir. Rengi deri renginden daha koyu renklere kadar uzanan bir çeşitlilik gösterebilir. Cilte kanserler bene benzer şekillerde görülebilir mİ?
Evet. Melanom cilt benlerine benzer görüntüde olabilen çok kötü huylu bir cilt kanseridir. Melanomların 0'u benlerin üzerinde, p'i de normal deride gelişir.
Melanom açısından kimler risk taşır?
Çok sayıda ben olması melanom gelişme riskini arttırr. Özellikle 75'in üzerinde beni olan kişiler melanom açısından sıkı takip edilmelidirler. Ayrıca açık ten rengine sahip olmak, ailede melanom bulunması,uzun yıllar güneşte kalmak riski arttıran faktörlerdir.
Melanomun belirtileri nelerdir?
Bir deri beni birden bire ortaya çıktıktan sonra hızla büyür kabarıklaşırsa, boyutu 6mm 'nin üzerinde ise, oldukça koyu kahve veya siyah renkte ise, içinde birden fazla renk barındırıyorsa, sınırları düzensiz, girintili çıkıntılı ise, kanıyorsa bir Dermatoloji Uzmanı tarafından acilen başvurulmalıdır
Melanomdan nasıl korunulur?
Cilt kanserlerinden korunmanın yolu güneşten sakınmaktır. Özellikle güneşin yer küreye dik geldiği 10.00 -15.00 saatlerinde güneşe çıkmamak, 15 koruyucu faktörden yüksek güneşen koruyucuları kullanmak gerekir.
Cildin beyazlaması ile seyreden hastalıklar nelerdir?Cildin beyazlaşması ile seyreden hastalıklar ise vitiligo, mantar hastalığı, hassas ciltli çocuklarda görülen beyaz lekelenmelerdir. Ayrıca bazı beyaz lekeler doğuştan itibaren de mevcut olabilir
Vitiligo nedir?
Vitiligo deriyi boyayan maddenin (pigment ) kaybı nedeniyle, cildin beyazlaşması ile seyreden bir hastalıktır. Vitiligo vücudun herhangi bir yerini tutabilir.

Ciltte lekelere neden olan pitriasis versicolor nasıl bir hastalıktır ve nasıl tedavi edilir ? Tinea versicolor deri yüzeyindeki bir mantarın aşırı üremesi ile oluşan yaygın rastlanılan bir deri hastalığıdır. Bu aşırı gelişim deride beyaz veya kahverengi renk değişikliğine ve pullanmaya neden olur.
Tinea versicolor sürülen veya ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilir. Lokal uygulanan tedaviler deriye uygulanan şampuan, krem ve losyonlar şeklinde olabilir.
Bir çok ağızdan alınan tedavi tinea versicoloru başarılı bir şekilde tedavi eder. Fakat yan etkileri ve diğer ilaçlarla etkileşimi yüzünden bu ilaçlar Dermatoloji uzmanlar alıntıdır

cilt güzelligi Video Ekle

LİMONLA CİLT GÜZELLİĞİ

Limon, cildiniz için serinletici ve canlandırıcı bir etki yapar. Altı adet limonu, kabukları ile birlikte halka şeklinde dilimleyin. Derin bir kaba soğuk su doldurun ve içine dilimlediğiniz limonları atın. Limonların kabukları yumuşayana kadar en az bir-iki saat bekletin. Süre tamamlandıktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ilave edin. Eğer limonların suda bekletilme süresi sizin için çok uzun ise, o zaman limonların suyunu sıkın ve limonlarla birlikte banyo suyuna katın. Hazırladığınız limon banyosunun içinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Bu özel banyo için kan dolaşımınızı hızlandırırken, iç açıcı limon kokusu da güne dinamik başlamanıza yardımcı olacaktır. Cilt için limon peelingi Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz. Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin. Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır.

Limonlu yüz temizle losyonu Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur. Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun. Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur. Limonla değişik yüz maskeleri - Az yağlı yoğurda 5 damla limon suyu katın. Yüzünüzü temizledikten sonra bu maskeyi sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın. - Avokado”nun yarısını püre haline getirin, içine bir çay kaşığı limon suyu katın ve bir yumurta akını iyice çırptıktan sonra ekleyin. Cildiniz kuru ise birkaç damla badem yağı da koyun. Karışımı yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra su ile temizleyin. - 100 gr. yulaf ezmesi, 1 limon suyu ve bir yumurta akını karıştırdıktan sonra ortaya çıkan karışımı, maske halinde yüzünüze yayın. 10 dakika bekleyin. Bu maske cildinizi gerginleştirecektir.

BAKIMLI CILT ICIN 10 ONERI

Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen cildinizin güzelliğine her zaman önem vermeniz gerekir. Cildinizi çevrenin olumsuz etkilerinden, kurumalardan ve dökülmelerden aşağıdaki 10 yöntemle koruyabilirsiniz.
1. Sıcağa karşı daha dayanıklı olun.
Yaz havaları vücudun yağ düzenini bozar. Bu sorunu halletmek için az yağlı cilt temizleyicileri, nemlendiricileri ve fondotenleri tercih edin. Cildiniz hala çok yağlıysa, yüzünüzün T bölgesini (alın, burun ve çene) alkolsüz tonikle her sabah temizleyin.
2. Parlatıcı kullanın.
Kozmetik dükkanları parlatıcı ürünlerle dolup taşıyor. Sizde vücudunuzun ölü derisinin daha kolay dökülmesini ve daha ferah hissetmenizi sağlayacak C vitamini veya alfa hidroksitasit içeren temizleyizi veya nemlendiricileri kullanarak daha bakımlı bir cilde sahip olabilirsiniz.
3. Güneşin zararlı etkilerinden korunun.
Çoktan yanmış olsanız veya hava kapalı olsa bile hergün 15 veya üzeri koruma faktörlü nemlendiricilerden kullanın. Eğer tercih ettiğiniz nemlendirici koruma faktörlü değilse nemlendiricinin üzerine az yağlı sunscreen sürebilirsiniz.
4. Doğru sunscreen i seçin.
Gününüzü dışarıda güneşin altında geçirecekseniz cildinizi UVA ve UVB ışınlarından yeterince koruduğunuza emin olmanız gerekir. Bunu titanyumdioksit, demiroksit ve parson 1789 içeren az yağlı ürünler kullanarak sağlayabilirsiniz. Ürünü cildinizin yeterince absorplayabilmesi için dışarı çıkmadan yarım saat önce sürün.
5. Dudaklarınıza da bakım yapın.
Dudaklar vücudun güneşe karşı en hassas bölgesidir. Dudaklarınızı güneşin olumsuz etkilerinden korumak için rujunuzun sürmeden önce SPF içeren dudak merhemi kullanabilirsiniz veya SPFli rujları tercih edebilirsiniz.
6. Vücudunuzun verebileceği olumsuz tepkileri engelleyin.
Güneşten korunmanızı sağlayacak ağır kremler gözeneklerinizin kapanmasını ve bunun cildinizi olumsuz etkilemesini sağlayabilir. Cildinizi düzenli olarak vücut şampuanlarıyla temizleyin. Banyo tuzları da vücudunuzun ölü hücrelerini uzaklaştıracağından iyi bir temizlik sağlayabilir.
7. Baştan ayağa nemlendirici kullanın.
Her duştan sonra vücudunuz ıslakken vücut losyonu sürün ve sonra hafifçe kurulayın. Fazla yüzen biriyseniz klorun ve tuzlu suyun kurutucu etkisini azaltmak için petrolatum veya kakao yağı içeren hidratlı nemlendiricileri tercih edebilirsiniz.
8. Bacaklarınızı tahrişlerden koruyun.
Bacaklarınızı traş etmek yaz aylarında bir zorunluluk. Fakat bacaklarınızda bulunan yaraların daha da tahriş olmasına sebep olabilir. Banyo yaparken değil de duş aldığınızda bacaklarınızı traş ederek cildin kabarıp tüyleri saklamasını engelleyebilirsiniz. Sabun yerine vücut şampuanlarını kullanarak cildinizin daha yumuşak ve kaygan olmasını sağlayabilirsiniz.


9. Bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyin.
Traş edilerek ya da ağdayla alınan tüyler uzamaya başladıklarında bikini bölgenizin çirkin görünmesini sağlayabilir. Tüy dökücü kremler kullanarak tüylerin kökten değil de yüzeyden alınmasını sağlayabilir, bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyebilirsiniz.
10. Bronzlaştırıcı kullanın.
Son dönemde kullanımı yaygınlaşan bronzlaştırıcılar kullanım ve görünüm açısından daha iyi sonuçlar veriyor. Bronzlaştıcıları önce vücudunuzun ufak bir bölgesinde kontrol ettikten sonra vücudunuza uygulayın. Sonuç istediğiniz gibiyse ürünü bir pamuk yardımıyla vücudunuza iyice sürün.


CATLAKLARIN TEDAVISI

Hızlı kilo alıp verme ve doğum gibi nedenlerle ortaya çıkan cilt çatlakları, mekanik dermoabrazyon yöntemiyle giderilebiliyor.
Selülit, kilo, yağlanma derken bir başka kabusu gözardı etmeye başladık; çatlaklar. Hızlı kilo alıp verme ve doğum gibi nedenlerle ortaya çıkan çatlak problemi, sadece bacaklarda değil, vücudun çeşitli yerlerinde oluşabiliyor.
Vücutta çatlak oluşmasının nedenlerini şöyle açıklınıyor: "Çatlaklar, hızlı kilo alıp verme, gebelik, kortizon kullanımı, metabolik rahatsızlık gibi nedenlerle oluşabilir. Tedavi için önce sorunun hangi rahatsızlıktan kaynaklandığına bakmak gerekir. Kişi bu durumlardan uzaklaştırıldıktan sonra, hasar tesbiti yapılır. Çatlağın rengi, yüzeyin gerginliği, çatlağın kaç senedir var olduğu tedavinin süresini belirler."

Peeling’e alternatif
Cilt üzerinde oluşan papül, döküntü, kırışık, yaşlanma ve çatlak gibi dış etkenler yüzünden meydana gelen olumsuzlukları düzeltmek için geliştirilen yöntemlerden biri mekanik dermoabrazyon. Dermoabrazyonda uygulanan yöntem ve kullanılan cihazın özellikleri şöyle : "Özellikle çatlak problemi olarak ortaya çıkan bu buluş, ‘kimyasal peeling’e (deri yüzeyindeki ölü hücreleri soyma) alternatif olarak düşünülmüş. Kimyasal peling yaptığımız zaman, çatlaklarda çok yüksek konsantrasyonlara çıkmak gerekiyor. Etkin maddeyi, yani glikolik asit türevlerini yüksek oranda kullandığımız zaman ise hastanın mutlaka korunmasını gerektiren durumlar ortaya çıkıyor. Bunların en başında güneş lekeleri geliyor. Cildin üst tabakasını olduğu gibi kaldırdığımız için travmaya çok müsait bir alan ortaya çıkıyor. İki ucu keskin bir bıçak gibi. Hastayı iyileştirmeye çalışırken diğer yandan travmaya açık bırakıyorsunuz. Mekanik dermoabrazyonda ise aynı etkiyi elde etmenize rağmen hasta yaklaşık bir saat sonra hiçbir şey yapılmamış gibi gününe devam edebiliyor."
Vakum değil püskürtme
Dermoabrazyonla gerçekleşen işlem de yöntemi cazip kılıyor: "Alüminyumoksit kristalleri, alet yardımı ile cilde püskürtülüyor. Eğer bu işlem cilde vakumlanarak yapılsa, ciltte bir takım kızarıklık ve morarmalar olur. Oysa püskürtme yöntemi kullanıldığı zaman bu tür travmalara rastlanmıyor. Alüminyumoksit kristalleri ile sadece cilt zımparalanıyor. Tabii bu yöntem, çok ciddi cilt problemi olmayan, yani bir operasyon gerektirmeyen hastalarda kullanılıyor."
Çatlaklara engel olunabilir mi?
Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekir. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabilir. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olacaktır. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz. Buna ek olarak masaj, soğuk – sıcak su ile şok duşu ve düzenli egzersiz yapmak cilt ve kasların oksijenle beslenmesi ve hücrelerin güçlenmesi açısından önemlidir. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktördür.
Herkeste çatlak görülür mü?
Hayır. Çünkü çatlakların oluşumunda kalıtımın da rolü vardır. Dokuları zayıf olanlarda, kilo alıp verme sırasında bu çatlaklara daha sık rastlanır. Açık tenli kişilerde de esmer olanlara kıyasla daha çok çatlama görülür. Çatlakların önlenmesinde kiloyu korumanın ve bakımın büyük etkisi vardır.Çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı olur. Ancak tam anlamıyla kaybolmaları imkansızdır. Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendirecektir, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı olacaktır. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerine yardımcı olur.
Korunmak için neler yapmalı?
Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte tavsiyelerim:* Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek, hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.* Bol, bol su için.* A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.* Spor yapın.* Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.* Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.* Çatlakların tedavisi daha erken dönemlerde iken bir dereceye kadar mümkün olduğundan bu dönemleri kaçırmadan uzman dermatoloğunuzla görüşmeniz daha doğru olacaktır, ancak çok ileri aşamalardaki çatlaklar yani beyaz renkte ve dikey çatlakların ne yazık ki daha çok etkin bir tedavi şekilleri bulunamamıştır, mekanik dermabrazyon, kriyoterapy veya lazer tedavi sonuçları ise hala o kadar yüz güldürücü değildir, ancak bazen bir dereceye kadar bölgedeki yoğunluk ve belirginliği kaybettirelebilir. Yapılan tedavi sonuçlarının sizi hayal kırıklığına uğratmamak için tabi ki doğru kişilere baş vurmanız lazım.Hamilelik döneminde daha sık rastlanır!İnsan cildi çok esnektir. Ancak cilt kendi kapasitesinin üzerinde esnerse, o zaman cilt altındaki kolajen lifler yırtılır. Cilt çatlakları özellikle genç kızlarda buluğ çağında, vücutları aniden kadınsı değişimler gösterdiğinde ve aynı şekilde vücut geliştirme sporu yapan erkeklerde görülür. Cildin alt dokusunun yırtıldığı yerde kırmızı – mavimsi çizgiler oluşur. Bu çizgilerin oluşmasına en uygun yer; karındır. Bu çatlakların göğüs ve bacaklarda görülme olasılığı da oldukça yüksektir. Aşırı kilo alımı bu çatlakların en önemli sebeplerindendir. Özellikle hamilelik döneminde bu tip çatlaklara daha sık rastlanır. Göğüslerde süt toplanması, göğüslerin büyümesine ve ağırlaşmasına yol açarken, göğüs kenarlarında da çatlamalar görülebilir. İlk başlarda belirgin olan bu çizgiler zaman içinde solar, gümüş beyazımsı bir renk alır. Ancak kişi eski kilosuna dönse bile bu çizgiler hiçbir zaman tam anlamıyla kaybolmaz. Hamilelik döneminde ciltte gerilme olan bölgeleri koruyucu ürünlerle nemlendirmek ve esnemeye hazırlamak çatlaklara karşı etkili bir önlem olabilir.Hamilelik döneminde uygulayacağınız doğru bakımlar çatlakların sayısını minimalize etmenizi ve daha sonra bu konuda çok fazla çaba serf etmemenizi sağlayacaktır. Kozmetik ürünlerin doğru seçimi ve hamilelik süresince düzenli bir şekilde uygulayacağınız bu ürünler sayesinde çatlakları oluşabilecek minimal dereceye indirmek mümkün, tabi bu doğru karar ancak doğru bir fizik muayene ve cilt tipi tespit edildikten sonra yapılır.
Çatlakların tıbbi tedavilerinde hangi yöntemler uygulanıyor?Çatlakları yüzde 100 geçirecek herhangi bir yöntemin olmaması ile birlikte en çok kullanılan yöntemler lazer ve karboksiterapi yöntemleridir, lazer için ayda bir ortalama 3-5 seanstan sonra çatlaklarda yüzde 60, yüzde 100 başarı elde edebilirken, karboksiterapi yöntemleri sayesinde ortalama 8- 10 seanslık uygulamalardan sonra hem cilt kalitesinde genel düzelme ve toparlanma ve hem çatlaklarda yine yüzde 60- yüzde 100 başarı elde edilebilir

ARŞİV

sitemizde yer alan bitkiler ve ürünler modern tedavi yöntemlerine ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Tıbbi tedaviye destek amacıyla hekim önerisi ile kullanılmalıdır.Mutlaka önce hekiminize baş vurunuz. sitemizi ziyaret eden ve tanıtılan ürünleri kullananlar bu şartları kabul etmiş sayılırlar.Aksi taktirde tarafımızca sorumluluk kabul edilemez.